(5271 S. K. m. 309)
Dava: Dosya incelendi:
Karar: Gereği görüşüldü.
Mahkemece sanığın TCK'nın 191/1, 192/3 ve 62 nci maddeleri gereğince 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nın 58 inci maddesi uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına hükmolunmuştur.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, Dosya kapsamına göre, hüküm tarihinde yürürlükte olan 5237 s. Kanun'un 5560 s. Kanunla değişik 191 incimaddesi uyarınca, uyuşturucu veyauyarıcımadde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, mahkemece, aynımaddenin (2) veya (6). fıkralarındaki olasılıklardan hangisi tercih edilirse edilsin, sanık, uyuşturucu veya uyarıcımadde kullanmamış ise sadece denetimli serbestlik tedbirine, bumaddeleri kullanmış ise tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerine hükmedilmesinde zorunluluk bulunduğu,anılan tedbirlerin uygulanması yönünden mahkemeye takdir hakkı tanınmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilerek, belirtilen hükmün bozulması istenmiştir.
Hükümden önce 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 s. Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191 incimaddesinde, uyuşturucumadde kullanmış olan sanık hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi, altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki cezayla birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine de hükmedilebileceği öngörülmüştür.
Uyuşturucumadde kullanmış olan sanık hakkında; belirtilen iki seçenekten biri uygulanırken, nedenleri tartışılıp, dosya kapsamına uygun, somut, yasal ve yeterli gerekçenin gösterilmesi gerekmektedir. Ayrıca aynımaddenin (2) veya (6). fıkralarındaki olasılıklardan hangisi tercih edilirse edilsin, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesinde zorunluluk bulunmakta olup belirtilen tedbirlerin uygulanmaması yönünden, mahkemeye takdir hakkı tanınmamıştır.
Diğer yandan, 5237 sayılı TCK'nın 191 incimaddesinin (6). fıkrasının uygulanabilmesinin koşulu olarak, aynı fıkranın son cümlesinde öngörülen Ancak, bunun için kişi hakkında bu suç nedeniyle önceden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmemiş olması gerekir hükmünün, iddianamede belirtilen davaya konu aynı eylem nedeniyle, bu maddenin 2 nci fıkrası uyarınca daha önce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmemiş olmasını ifade etmektedir.
Sonuç: Somut olayda, Mahkemece uyuşturucumadde kullandığı kabul edilen sanık hakkında hapis cezasına ek olarak tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebine dayanan ihbar yazısında ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Denizli 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 30.03.2009 tarihli 2008/94 esas ve 2009/173 karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 309 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince BOZULMASINA; aynı Kanun'un 309 uncumaddesinin 4 üncü fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanığın kullanmak için uyuşturucumadde bulundurma suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm fıkrasındaki tekerrür uygulamasına ilişkin paragraftan sonra gelmek üzere, cezaya ek olarak, 5237 sayılı TCK'nın 5560 s. Kanunla değişik 191 inci maddesinin 6 ncı fıkrası yollamasıyla 2 nci fıkrası uyarınca sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ibaresinin eklenmesine, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 14.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy