(5941 S. K. Geç. m. 2)
Dava: Dosya incelendi:
Gereği düşünüldü:
Karar: 20.7.2009 tarihli asıl hükümde kanun yoluna başvuru şekli gösterilmediğinden hükmün tebliğinin geçersiz olduğu, bu sebeple sözü edilen asıl hükmün kesinleşmediği, uyarlama talebinin reddi niteliğindeki 14.4.2010 ve 25.11.2010 tarihli ek kararların hukuki değerinin bulunmadığı, sanık müdafiinin 11.11.2010 tarihli dilekçesinin öğrenme üzerine süresinde verilmiş ve asıl hükme yönelik temyiz niteliğinde olduğu kabul edilerek. 20.7.2009 tarihli asıl hükmün incelenmesinde,
Sanık müdafiinin, 1.4.2010 tarihli dilekçesindeki ödeme taahhüdü nedeniyle. 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 Sayılı Çek Kanunu'nun geçici 2 nci maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, hükmün infazına başlanmış ise infazın durdurulmasına, sanık bu suç sebebiyle infaz kurumuna alınmış ise, başka suçtan hükümlü veya tutuklu bulunmadığı takdirde serbest bırakılmasının sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 21.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy