(5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9) (YCGK 27.12.2005 T. 2005/3-162 E. 2005/173 K.)
Dosya incelendi:
Gereği düşünüldü:
İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 24.11.1999 tarihinde 1998/367 esas ve 1999/350 karar sayıyla verilen, hükümlü Yaşar Ölmez'in 765 Sayılı T.C.K.nın 403/5 ve 405/2 nci maddeleri gereğince 2 yıl ağır hapis ve 10.250.000 TL ağır para cezasıyla cezalandırılmasına dair mahkumiyet hükmünün infazı sırasında, 5237 Sayılı T.C.K.nın yürürlüğe girmesi sebebiyle bu kanunun lehe hükümlerinin uygulanması için Cumhuriyet savcılığınca yapılan başvuru üzerine, aynı Mahkemece 3.8.2005 tarihinde 1998/367 esas. 1999/350 karar. 2005/852 müteferrik sayıyla 5237 Sayılı Kanun hükümlerinin sanık lehine olmadığı gerekçesiyle 5237 Sayılı Kanun uyarınca uyarlama yapılmasına yer olmadığına, önceki hükmün geçerli olduğuna, ağır hapis cezasının hapis cezası olarak infazına karar verildiği anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, Dosya kapsamına göre, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2 nci maddesiyle 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3 üncü maddesindeki lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarihli ve 2055/3-162-173 Sayılı kararına nazaran, lehe kanunun tespit edilip, uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine dair bir hükmün uygulanması imkanı sonraki kanunla doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinden karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilerek, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 3.8.2005 tarihli ek kararının bozulması istenmiştir.
Sonuç: 5252 Sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin 1. fıkrasında. 1 Haziran 2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak, 5237 Sayılı T.C.K.nın lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceği öngörüldüğünden; somut olayla ilgili olarak, duruşma yapılmaksızın 5237 Sayılı T.C.K.nın sanığın lehine olmadığı kabul edilerek uyarlama yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebine dayanan ihbar yazısında ileri sürülen düşünce bu sebeple yerinde görüldüğünden, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 3.8.2005 tarihli 1998/367 esas, 1999/350 karar, 2005/852 müteferrik sayılı ek kararının 5271 Sayılı C.M.K.nın 309 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince BOZULMASINA; aynı Kanun'un 309 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 14.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy