(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 61)
Dava ve Karar: Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1- 5237 sayılı TCK'nun 61/8. maddesi uyarınca artırım ve indirim maddeleri uygulandıktan sonra, sonuç gün para cezasının TCK'nun 52/2. maddesi uygulanarak adli para cezasına çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla para cezası tayin edilmesi,
2- Yargıtay Ceza Kurulu'nun 06.05.2008 tarih ve 2007/4. MD-27-2008/95 sayılı kararında açıklandığı gibi; koşullu bir düşme nedeni oluşturan hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin (mahkumiyet, suç niteliği, ve cezaya ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde, seçenek yaptırımlar ile erteleme hükümlerinden önce mahkemece değerlendirilerek, öncelikle daha lehe olduğu için hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin tartışılması gerektiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmaması halinde ise seçenek yaptırım ve erteleme hükümlerinin tartışılması gerektiği gözetilmeyerek ve ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek bir karar verilmesi gerekirken, Suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın cezasının ertelenmesi gözetilerek takdiren hükmün açıklanmasının ertelenmesine yer olmadığına şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle yazılı biçimde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın ve Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 01.02.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy