(5237 S. K. m. 3, 53, 61, 191)
Dava ve Karar: Dosya incelendi. Gereği görüşüldü:
A) Sanık A. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın suç konusu 62 paketçik halindeki 25,7 gram esrarı saat 19:20 sıralarında cadde üzerinde satarken yakalanmış olması nedeniyle; suçun işleniş biçimiyle suçun işlendiği zaman ve yer dikkate alınarak, temel cezanın alt sınır aşılarak tayini yerinde ise de; esrarın miktarına bağlı olarak önem ve değeriyle oluşturduğu tehlikede bir ağırlık bulunmadığı, sanığın aynı suçtan sabıkalı olmasının temel cezanın saptanmasında dikkate alınamayacağı gözetilmeden, TCK'nın 3/1 inci maddesindeki "orantılılık" ilkesi ile 61 inci maddesindeki ölçütlere aykırı olarak, temel hapis cezası 5 yıl olan alt sınır çok aşılarak 9 yıl olarak belirlenmesi,
2- TCK'nın 53 üncü maddesinin (1) numaralı fıkrası uygulanırken, sanığın bu hakları kullanmaktan yoksunluğunun; (3) numaralı fıkra gereğince kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, (2) numaralı fıkra gereğince ise diğer haklar ve yetkiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, B) Sanık Barış hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan hükmün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru olarak saptandığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1- Hükümden önce 19.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191 inci maddesinde, uyuşturucu madde kullanmış olan sanık hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine ya da altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki cezayla birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi öngörülmüş olup; bu iki seçenekten biri uygulanırken yasal gerekçe gösterilmesi, gerekçenin somut olgulara ve davranışlara bağlı olarak, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyup uymayacağının değerlendirilmesine dayanması gerektiği gözetilmeden ve gerekçesi gösterilmeden, cezayla birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri seçeneğine göre hüküm kurulması,
2- Sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerektiği, tedavinin süreyle sınırlandırılamayacağı gözetilmeden, takdire dayanılarak "1 yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 13.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy