(5237 S. K. m. 58, 188, 220)
Dava: Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: A- Sanık S. hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma; sanıklar A., N., M. H. ve A. hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesi:
5237 sayılı TCK'nın 220. maddesinde düzenlenen "suç işlemek için örgüt kurmak" suçunun işlendiğinin ve örgütün varlığının kabul edilebilmesi için; üye sayısının en az üç kişi olması, üyeler arasında soyut bir birleşme değil gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişkinin bulunması, suç işlenmese bile suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşmenin olması, niteliği itibariyle devamlılık göstermesi gereklidir. Örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından, amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması da aranmalıdır. Örgüt yapılanmasında, işlenmesi amaçlanan suçların konu ve mağdur itibariyle somutlaştırılması mümkün, ancak zorunlu değildir. Soyut olarak sanık sayısının üç kişiden fazla olması örgütün varlığının kabulü için yeterli olmayıp, bu durumda iştirak ilişkisinden söz edilebilir.
Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işleyen kişi, hem işlediği suçtan hem de örgüte üye olmak suçundan ayrı ayrı cezalandırılır.
Somut olayda, örgüt oluşturmak için sanıkların sayısı yeterli ise de, suç işleme iradelerinde devamlılık ve aralarında hiyerarşik ilişki saptanamadığı, buna bağlı olarak atılı suçların oluşmadığı gözetilmeden, beraatleri yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar M. H. ve A. müdafileri ile sanıklar S., A. ve N.'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA,
B- Sanıklar S., A., N. ve M. H. haklarında uyuşturucu (uyarıcı) madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tiplerinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Örgüt kurma ve örgüte üye olma suçlarından verilen hükümlerle ilgili bozma nedenlerine göre, sanıklar hakkında TCK'nın 188. maddesinin 5. fıkrası ile 58. maddesinin 9. fıkrasının uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık M. H.'ın müdafii ile diğer sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA,
C) Sanıklar M. S. ve A. hakkında uyuşturucu (uyarıcı) madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesi:
Hükmedilen cezanın süresine göre, sanıkların müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 318 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek, duruşmasız olarak yapılan incelemeye göre;
Tüm aşamalarda suçla ilgileri olmadığını söyleyen sanıkların, telefon konuşmalarında geçen maddelerin ele geçmemesi nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde olduğunun kabul edilemeyeceği, bu konuşmaların diğer sanıklardan A.'de bulunan kokainle ilgili olduğuna ya da sanıkların diğer sanıkların suçlarına iştirak ettiklerine ilişkin kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, bu suçtan beraatleri yerine mahkûmiyetlerine hükmolunması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıkların müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre tutuklu olan sanık A.'nin SALIVERİLMESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde serbest bırakılmasının sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı yazılmasına, 09.04.2012 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy