(5237 S. K. m. 53, 192)
Dava: Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Temel para cezasının takdire dayanılarak 30 gün olarak belirlenmesinde bir aykırılık bulunmadığından, tebliğnamedeki bu konuya dair bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipinin aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Diğer sanık İ.'in sonradan döndüğü soyut ifadesi dışında delil bulunmadığı ve üzerinde ele geçen 3 gramdan ibaret esrar kullanma sınırları içerisinde kaldığı halde, İ.'e 2 gram esrar verdiğini ikrar ederek isnat olunan "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında etkin pişmanlıkla ilgili 5237 Sayılı T.C.K.nın 192. maddesinin 3. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 5237 Sayılı T.C.K.nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrası uygulanırken, sanıkların bu hakları kullanmaktan yoksunluğunun; (3) numaralı fıkra gereğince kendi altsoyu üzerindeki velayet vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, (2) numaralı fıkra gereğince ise diğer haklar ve yetkiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan hükmün C.M.U.K.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; 25.09.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy