(5237 S. K. m. 188, 278)
Dava ve Karar: Temyiz incelemesi, sanıkların müdafilerinin süresindeki isteği nedeniyle duruşmalı olarak yapıldı. Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
A) Sanıklar M., A. ve H. hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri ve müsadere hükmünün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıkların müdafilerinin ve katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile sanıklar müdafilerinin duruşmadaki sözlü savunmalarının reddiyle, resende temyize tabi olan hükümlerin ONANMASINA; sanık M. yönünden oybirliğiyle; sanıklar A. ve H. yönünden Üye Emel Özgan ile Üye Mustafa Kaya'nın karşı oyu ve oyçokluğuyla, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanıklar A. ve H. müdafilerinin salıverilme taleplerinin reddine oyçokluğuyla,
B) Sanıklar N. ve R. hakkında kurulan hükümlerin incelenmesi:
Sanıkların savunmalarının aksine, ele geçirilen eroinle ilgileri olduğuna veya atılı suça iştirak ettiklerine ilişkin, kuşku sınırlarını aşan yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanıklar hakkında beraatleri yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanıkların müdafilerinin temyiz itirazları ve duruşmadaki sözlü savunmaları bu nedenle yerinde olduğundan, resen de temyize tabi olan hükümlerin BOZULMASINA; bozma nedenine göre sanıklar N. ve R.'in SALIVERİLMELERİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadıkları takdirde serbest bırakılmalarının sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına oybirliği ile, 04.04.2013 tarihinde karar verildi.
TEFHİM TUTANAĞI: 04.04.2013 gününde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı Abdulkadir Güngören'in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık H. Ö. müdafii Avukat O. H., sanık N. U. müdafii Avukat N. Y., sanıklar M. A. M. ve A. M. müdafii Avukat N. A., sanık R. Y. Y. müdafii Avukat V. U.'un yüzlerine karşı 04.04.2013 tarihinde yöntemine uygun biçimde, açık olarak okunup anlatıldı.
KARŞI OY GEREKÇESİ
(Sanıklar A. M. ve H. Ö. hakkında)
Sanıklardan M. A. M.'nın iletişiminin tespitine karar verilmesi sonucu, Bayrampaşa Carrefour-sa alışveriş merkezinde izlenmesi sırasında, sanık H. Ö. ve oğlu olan sanık A. M. ile buluştuğu ve 34 TC 9308 plakalı otomobilin bagajından 2 tane boş çanta alarak oğlu A.ile birlikte X 2770 BA plakalı aracın bagajına koyduğu, bu sırada sanık H.'in de yabancı plakalı aracın yanında bulunduğu, sanık A.'nin sürücülüğünü yaptığı (yabancı plakalı) bu araçla sanıklar M. ve H.'in otoparktan hareket ederek İkitelli Organize Sanayi bölgesindeki araç servisine gittikleri, burada yakalandıkları ve daha sonra Carrefour-sa alışveriş merkezinin otoparkında bulunan 34 TC 9308 plakalı aracın bagajında uyuşturucu maddenin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanıklar tüm aşamalarda uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu kabul etmemişlerdir. Hakkındaki mahkûmiyet hükmünün, Dairemizce onanmasına karar verilen sanık M.'nin de bu sanıkların suça katıldıklarına ilişkin bir beyanı bulunmamaktadır.
Sanıkların 34 TC 9308 plakalı araçta uyuşturucu madde olduğunu bildiklerine, sanık M.'nin suçuna iştirak ettiklerine ilişkin hiç bir delil yoktur.
Sanık A.'nin, babası olan sanık M.'nin 34 TC 9308 plakalı araçtan boş çantaları aldığı sırada, aracın bagajında 2 çuval ve bir spor çanta içindeki uyuşturucu maddeyi gördüğünün, babasının ticaret amacıyla uyuşturucu maddeyi bulundurduğunu bildiğinin kabulü halinde ise, eyleminin TCK'nın 278. maddesinde düzenlenen "suçu bildirmeme" suçunu oluşturabileceğinden, TCK'nın 188/3. maddesindeki seçimlik hareketleri yaptığı tespit edilmediği sürece atılı suçu işlediğinden de söz edilemeyeceğinden, sanıkların savunmalarının aksine, uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediklerine ilişkin yeterli ve kesin delil bulunmadığından "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi uyarınca beraatlerine karar verilmelidir.
Haklarındaki hükümlerin bu gerekçeyle bozulması, beraatlerine karar verilmesi düşüncesinde olduğumuzdan Sayın çoğunluğun sanıklar A. M. ve H. Ö. hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin onanması yönündeki görüşlerine katılmıyoruz. 04.04.2013 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy