(5237 S. K. m. 191)
Dava ve Karar: Yüksek Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık T. hakkındaki kamu davasının reddine ilişkin Gebze 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nce 21.11.2011 tarihinde 2011/708 Esas ve 2011/1090 Karar sayı ile verilen hükmün kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.2012 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Gebze 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nce, sanık hakkında Beyoğlu 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nce 02.03.2011 tarihinde 2010/2831 Esas ve 2011/780 Karar sayı ile hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı aşamasında, sanığın test sonucunda uyuşturucu tespit edildiğinin belirtilmesi nedeniyle açılan kamu davasının, sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararı Beyoğlu 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nin verdiği, mahkemenin kurduğu hükme göre tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine aykırı davranıldığında yargılamaya devam olunacağı, yeni dava konusu olamayacağı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, Dosya kapsamına göre, sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan dolayı Beyoğlu 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 02.03.2011 tarihli ve 2010/2831 Esas, 2011/780 Karar sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmesini müteakip, tedavi süreci sırasında yapılan tahlilde idrarında uyuşturucu madde saptanmış bulunması karşısında, bu eyleminin yeni bir suç teşkil ettiği gözetilmeden, yargılamaya devamla sonucuna göre bir karar verilmesi yerine, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilerek, belirtilen hükmün bozulması istenmiştir.
Sanık hakkında, 04.07.2010 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle, Beyoğlu 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nce 02.03.2011 tarihinde 2010/2831 Esas ve 2011/780 Karar sayı ile, 5237 sayılı TCK'nun 191/2. maddesi uyarınca sadece tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği; tedbirinin infazı aşamasında, sanığın Darıca Farabi Devlet Hastanesi'ne sevk edildiği, burada alınan idrar örneğinde uyuşturucu madde saptanması nedeniyle Gebze Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü'nce ihbarda bulunulması üzerine hakkında kamu davası açıldığı, Gebze 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nce, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri verilmiş olması nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik süresi içinde tekrar işlediği aynı suçun yeni bir davaya konu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanığın sonradan işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun dava konusu olamayacağının hiçbir yasal dayanağı bulunmadığı halde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Somut olayda, sanığın iddianamede belirtilen davaya konu eylemi yeni bir suç teşkil ettiğinden, mahkemece yargılamaya devam edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, sanık hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebine dayanan ihbar yazısında ileri sürülen bozma düşüncesi yerinde görüldüğünden; Gebze 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 21.11.2011 tarihli 2011/708 Esas ve 2011/1090 Karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesinin 3. fıkrası ile aynı kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, dosyanın adı geçen mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 21.01.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy