(5237 S. K. m. 188, 220) (5038 S. K. m. 1) (Yeni Türk Lirası Ve Yeni Kuruşta Yer Alan Yeni İbarelerinin Kaldırılmasına Ve Uygulama Esaslarına İlişkin Karar m. 1)
Dava ve Karar: Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizin 2010/34761 esas sırasında kayıtlı dosyası ile birlikte yapılan incelenmesinde,
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun sübutunun doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 220. maddesinde düzenlenen Suç işlemek için örgüt kurmak suçunun işlendiğinin ve örgütün varlığının kabul edilebilmesi için; üye sayısının en az üç kişi olması, üyeler arasında soyut bir birleşme değil gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişkinin bulunması, suç işlenmese bile suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşmenin olması, niteliği itibariyle devamlılık göstermesi gereklidir. Örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından, amaçlanan suçlan işlemeye elverişli olması da aranmalıdır. Örgüt yapılanmasında işlenmesi amaçlanan suçların konu ve mağdur itibariyle somutlaştırılması mümkün, ancak zorunlu değildir. Soyut olarak sanık sayısının üç kişiden fazla olması örgütün varlığının kabulü için yeterli olmayıp bu durumda iştirak ilişkisinden söz edilebilir.
Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işleyen kişi, hem işlediği suçtan hem de örgüte üye olmak suçundan ayrı ayrı cezalandırılır.
Somut olaya bakıldığında; sanık ve tefrik edildiği ana dosya sanıkları birlikte örgüt oluşturmak için sayısal yeterlikte olduğu anlaşılmakta ise de, suç işleme amacı etrafında hiyerarşik bir yapılanma ve suç işleme iradelerinde devamlılık saptanmamıştır.
Açıklanan durum karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 220. maddesinin ve buna bağlı olarak aynı Kanunun 188. maddesinin 5. fıkrasının uygulanmasının koşullarının bulunmadığı gözetilmeden;
a) Sanık hakkında örgüte üye olma suçundan beraat yerine mahkumiyet hükmü kurulması,
b) Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı sanığın cezasının TCK'nın 188. maddesinin 5. fıkrası uyarınca artırılması,
c) Sanık hakkında verilen gün para cezası adli para cezasına çevrilirken d) Adli para cezasının; 5083 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile hükümden önce 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç. Yasaya aykırı, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükümlerin BOZULMASINA, bozma nedenine ve tutuklu kalınan süreye göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı yazılmasına,
19.02.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy