(5271 S. K. m. 170, 174, 309)
Dava: Yüksek Adalet Bakanlığı'nın, kenevir ekme suçundan şüpheli ….. hakkındaki iddianamenin iadesi kararına itiraz üzerine Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen itirazın reddine ilişkin 23.11.2012 tarihli ve 2012/1065 değişik iş sayılı kararın kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca dava dosyasının 15.02.2013 tarihli ihbar yazısı ekinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Karar: Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kenevir ekme suçundan şüpheli …… hakkında, Söke Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 17.10.2012 tarihinde düzenlenen 2012/3728 soruşturma, 2012/1498 esas ve 2012/642 iddianame sayılı iddianamenin, Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 02.11.2012 tarihinde 2012/222 iddianame değerlendirme sayı ile "Adli emanetin 2012/716 sırasında kayıtlı numune olarak alınan bitkinin 2313 sayılı Yasa kapsamında kenevir bitkisi olup olmadığına dair işin uzmanı kriminal laboratuvardan veya adli tıp kurumundan rapor aldırılması gerekirken, yetersiz ve gerekçesiz 04.09.2012 tarihli rapor ile iddianame tanzimi ile, bu hususun eksik bırakılması suçun sübustuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut deliller toplanmadan düzenlenmesi kapsamında görülmüş ve iddianamenin iadesi kararı verilmiştir.” gerekçesiyle, 5271 sayılı CMK’nın 174. maddesi uyarınca iadesine karar verildiği, Cumhuriyet savcısının bu karara yönelik itirazının Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 23.11.2012 tarihinde 2012/1065 değişik iş sayı ile reddedildiği anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, dosya kapsamına göre, suç tarihinde usulüne uygun verilmiş arama kararı üzerine şüphelinin evinde ve müştemilatında yapılan aramada ele geçirilen 30 kök dişi hint kenevirinin Ziraat Yüksek Mühendisi Dr. ….. tarafından incelenerek 04/09/2012 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya ibraz edildiği, kriminal labaratuvardan veya Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılmamasının iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı gibi, bu hususun yargılama evresinde mahkemesi tarafından da tamamlanabileceği gözetilerek itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2012 tarihli kararının bozulması istenmiştir.
Sonuç: Kenevir ekme suçuna konu olan ve dikili durumda ele geçirilen bitkinin kenevir olup olmadığına ilişkin ziraat mühendisi veya ziraat teknisyeni tarafından verilen rapor geçerli ve yeterlidir. Ancak mahkeme böyle bir raporu yeterli görmediği takdirde bilirkişi incelemesi yaptırarak yeniden rapor alabilir. Bu nedenle kanun yararına bozma talebine dayanan ihbar yazısında ileri sürülen düşünce yerinde olduğundan; Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2012 tarihli ve 2012/1065 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 25.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)