(7201 S. K. m. 35) (5271 S. K. m. 191) (5237 S. K. m. 191)
Dava ve Karar: Dosya incelendi.
Gereği görüşüldü:
09.05.2012 tarihli gıyabi hükmün sanığın daha önce mahkemeye bildirdiği adrese tebliğ edilememesi nedeniyle MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanununun 35 inci maddesine göre tebliği usulsüz olduğundan, sanık müdafiinin 02.01.2013 tarihli temyiz dilekçesinin öğrenme üzerine ve süresinde verildiği kabul edilmiştir.
CMK'nın 191 inci maddesinin 5 inci fıkrasında, denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymayan sanık hakkında davaya devam edilerek hüküm verileceği öngörüldüğünden; duruşma için sanığa gönderilen davetiyenin denetimli serbestlik tedbirine uymadığının iddia edilmesi nedeniyle, bir mazereti varsa gelip bildirmesi, gelmediği ve bir mazeret bildirmediği takdirde denetimli serbestlik tedbirine uymadığı kabul edilerek hakkında cezaya hükmolunacağı uyarısıyla birlikte duruşma tarihi ve saati yazılarak sanığa tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, belirtilen nitelikte uyarıyı içermeyen tebligatla yetinilerek mahkûmiyet hükmü kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün bozulmasına; hükmün kesinleştirilerek infaza verildiği anlaşıldığından infazın durdurulmasına, sanık bu suç nedeniyle infaz kurumuna alınmış ise salıverilmesine, başka suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde serbest bırakılmasının sağlanması için ilgili Cumhuriyet başsavcılığına yazı yazılmasına, 24.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy