(5237 S. K. m. 61, 191)
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükmolunan hapis cezalarının miktarına göre, 5320 sayılı Kanun'un 8/1, 1412 sayılı CMUK'nın 318 ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri uyarınca sanıkların müdafilerinin duruşmalı inceleme isteğinin reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır.
A) Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararlarına yönelik temyiz isteklerinin incelenmesi:
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar, sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazlarla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE,
B) Sanıklar ......... ve ......... hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan kurulan hükümlerin incelenmesi:
Sanıkların kendilerine ait esrarı arkadaşlarıyla birlikte içmekten ibaret eylemlerinin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğu ve bu suçtan haklarında ayrıca dava açıldığı; 44 adet MDMA içeren tabletin sanık .........'a gönderildiğine ve sanıkların uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yaptıklarına ilişkin kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, sanıklar hakkında bu suçtan beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanıkların müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,
C) Sanık ......... hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan kurulan hükmün incelenmesi:
Suç konusu 44 adet MDMA içeren tabletin miktarına bağlı olarak oluşturduğu tehlike ile suçun işleniş biçiminde ve sanığın kastına dayalı kusurunda bir ağırlık bulunmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesindeki ölçütlere ve 3. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “orantılılık” ilkesine aykırı olarak, temel hapis cezasının 8 yıl ve temel gün adli para cezasının 600 gün olarak fazla tayin edilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının ve sanığın müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hüküm BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklama tarihine göre sanık hakkındaki salıverilme talebinin reddine, 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)