(5271 S. K. m. 271) (5237 S. K. m. 188)
Dava: Dosya incelendi. Gereği görüşüldü:
Karar: A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık A. K. hakkında, Sürmene Sulh Ceza Mahkemesi'nce 18.04.2012 tarihinde 2012/9 esas ve 2012/123 karar sayı ile TCK'nın 191 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince sadece denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği,
2- Bu karara sanığın itiraz etmesi üzerine, Sürmene Asliye Ceza Mahkemesi'nce 13.06.2012 tarihinde 2012/70 değişik iş sayı ile 1- Dosyanın itiraza tabi olmayıp Yargıtay incelemesine tabi olduğu anlaşılmakla mahkememizce karar verilmesine yer olmadığına, 2- Dosyanın gereğinin yapılması için Sürmene Sulh Ceza Mahkemesine iadesine karar verildiği,
3- Yüksek Adalet Bakanlığı'nın 14.08.2012 tarihli ve 2012/13725/47884 sayılı yazısına dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05.09.2012 tarihli ve 2012/226679 sayılı yazısı ile Sürmene Asliye Ceza Mahkemesince denetimli serbestlik tedbirine ilişkin kararın temyize tabi olduğundan bahisle yapılan itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, denetimli serbestlik tedbiri kararının, durma kararının hukuki sonuçlarını doğuracağına dair 5237 sayılı Kanun'un 191/2 nci maddesi karşısında anılan kararın itiraz kanun yoluna tabi olduğu gözetilmeksizin, itiraz konusu hakkında karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilerek, Sürmene Asliye Ceza Mahkemesi'nin sözü edilen kararının kanun yararına bozulmasının istendiği,
4- Dairemizce 28.01.2013 tarihinde 2012/20331 esas ve 2013/913 karar sayı ile Kanun yararına bozulması istenen Sürmene Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13.06.2012 tarihli kararı görevsizlik kararı niteliğinde olup, bu kararın itiraz kanun yoluna tabi olması, kararının sanığa tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmemesi; 5271 sayılı CMK'nın 34/2 nci maddesi uyarınca başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekli açıkça gösterilerek 13.06.2012 tarihli kararın sanığa tebliğ edilmesinin gerekli olması; 5271 sayılı CMK'nın 309 uncu maddesinin (1). fıkrası uyarınca, ancak temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ya da hükümler hakkında kanun yararına bozma yoluna başvurulabilmesi karşısında; bu aşamada yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine karar verildiği,
5- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Dairemizin 28.01.2013 tarihli kararına itiraz edilerek dava dosyasının Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.
B) İtiraz Nedenleri:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itiraz yazısında özetle; TCK'nın 191 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince verilen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraza tabi olduğu; sanığın bu karara süresi içinde itiraz ettiği; itiraz mercii olan Asliye ceza Mahkemesi'nce itiraz konusunun incelenmesi gerekirken, kararın temyiz yoluna tabi olduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermesinin kesin ve hukuka aykırı olduğu, bu kararın görevsizlik kararı niteliğinde olmadığı; bu nedenlerle, Dairenin kanun yararına bozma isteğini esastan inceleyip bir karar vermesi gerekirken, merci kararının görevsizlik kararı niteliğinde bulunduğu ve sanığa tebliğ edilmediği için kesinleşmediği gerekçesiyle kanun yararına bozma isteğinin reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kanun yararına bozma isteğinin reddine ilişkin kararın kaldırılması ve kanun yararına bozma isteği hakkında esastan bir karar verilmesi, itiraz yerinde görülmediği takdirde dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderilmesi istenmiştir.
C) İtirazın Ve Konunun İrdelenmesi:
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı, sanık hakkında sadece TCK'nın 191 inci maddesinin 2 nci fıkrasının birinci cümlesi gereğince verilen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar, aynı fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'la eklenen ikinci cümle gereğince durma kararının hukukî sonuçlarını doğurması nedeniyle itiraz kanun yoluna tabidir. İtirazı inceleyecek merci ise CMK'nın 268 inci maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca asliye ceza mahkemesidir.
Somut olayda, Sürmene Asliye Ceza Mahkemesi'nin, itiraz üzerine CMK'nın 271 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince inceleme yapması gerekirken kararın itiraza tabi olmayıp Yargıtay incelemesine tabi olduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi yasaya aykırı olduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: D) Karar: Açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı yerinde görüldüğünden, CMK'nın 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;
1- Dairemizin 28.01.2013 tarihli 2012/20331 esas ve 2013/913 karar sayılı kararının Kaldırılmasına,
2- Asliye Ceza Mahkemesi'nin, itiraz üzerine CMK'nın 271 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince inceleme yapması gerekirken kararın itiraza tabi olmayıp Yargıtay incelemesine tabi olduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi yasaya aykırı olup kanun yararına bozma isteği yerinde olduğundan; Sürmene Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13.06.2012 tarihli ve 2012/70 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA; aynı Kanun'un 309 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine 03.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy