(5237 S. K. m. 191) (5271 S. K. m. 223, 309)
Dava ve Karar: Dosya incelendi. Gereği görüşüldü:
Sanık D. Ö. hakkında;
a) 03.12.2011 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 06.12.2011 tarihinde 2011/45145 soruşturma, 2011/16579 esas ve 2011/6761 iddianame sayıyla Mersin 3. Sulh Ceza Mahkemesi'ne dava açıldığı, Mahkemece 18.04.2012 tarihinde 2011/1411 esas ve 2012/721 karar sayıyla verilen, sanığın TCK'nın 191/2 nci maddesi gereğince sadece tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ilişkin kararın 18.05.2012 tarihinde kesinleştiği,
b) Aynı fiil ve suçtan dolayı, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 26.12.2011 tarihinde 2011/46542 soruşturma, 2011/17238 esas ve 2011/7070 iddianame sayıyla Mersin 2. Sulh Ceza Mahkemesi'ne ikinci kez dava açıldığı, Mahkemece 20.02.2012 tarihinde 2012/41 esas ve 2012/176 karar sayıyla verilen, sanığın TCK'nın 191/2 nci maddesi gereğince sadece 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ilişkin kararın da 13.03.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir şeklindeki 223/7 nci maddesi karşısında;
Dosya kapsamına göre, sanığın aynı eylemi nedeniyle Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06.12.2011 tarihli ve 2011/45145 soruşturma, 2011/16579 esas, 2011/6761 sayılı iddianamesiyle açılan davada, Mersin 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 18.04.2012 tarihli ve 2011/1411 esas, 2012/721 sayılı kararıyla hakkında 1 yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına hükmedilmiş olması karşısında, yeniden açılan davanın reddi yerine yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilerek, Mersin 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 20.02.2012 tarihli kararının bozulması istenmiştir.
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK'nın 191 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 20. maddesiyle eklenen son cümleyle, durma kararı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
Somut olayda, sanık hakkında aynı fiilden dolayı hem Mersin 2. Sulh Ceza Mahkemesi'ne hem de Mersin 3. Sulh Ceza Mahkemesi'ne mükerrer olarak dava açıldığı anlaşıldığından;
a) Mersin 3. Sulh Ceza Mahkemesi'ne açılan davanın diğer davadan önce açılması,
b) Mersin 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin, sanık hakkında sadece denetimli serbestlik uygulanmasına ilişkin 20.02.2012 tarihli kararının, hüküm değil durma kararı niteliğinde olması
Sonuç: Karşısında; Mersin 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nce CMK'nın 223 üncü maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca, mükerrer olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma isteğine dayanan ihbar yazısında ileri sürülen düşünce yerinde olduğundan; Mersin 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 20.02.2012 tarihli 2012/41 esas ve 2012/176 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 03.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy