(5237 S. K. m. 31, 50, 62, 191, 192) (5275 S. K. m. 106)
Dava ve Karar: Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükümlü D. Ö. hakkında Kocaeli Çocuk Mahkemesi'nce 16.09.2013 tarihinde 2011/208 esas ve 2012/262 karar sayı ile verilen ek kararın kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 16.06.2014 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
a) Kocaeli Çocuk Mahkemesi'nce 24.04.2012 tarihinde 2011/208 esas ve 2012/262 karar sayı ile hükümlünün TCK'nın 191/2. maddesi gereğince sadece denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği,
b) İnfaz aşamasında, Kocaeli Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'nce hükümlünün, hakkında verilen tedbire uymadığının bildirildiği,
c) Mahkemesi'nce 14.03.2013 tarihinde 2011/208 esas ve 2012/262 karar sayılı ek karar ile hükümlünün TCK'nın 191/1, 192/3, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın aynı Kanun'un 50/1. maddesi gereğince en az iki yıl süreyle bir meslek ve sanat edinmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etme cezasına çevrilmesine karar verildiği,
d) İnfaz aşamasında, Kocaeli Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'nce hükümlünün, hakkında hükmolunan tedbire uymadığının bildirildiği,
e) Mahkemesi'nce 16.09.2013 tarihinde 2011/208 esas ve 2012/262 karar sayılı ek kararile Mahkemenin 14.03.2013 tarihli kararının aynen infazına karar verildiği
Anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında;
«Dosya kapsamına göre;
1- 5237 sayılı Kanun'un 50/3 maddesindeki "... fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış ...bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4 maddesindeki "Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır." biçimindeki emredici düzenlemeler ve 5237 sayılı Kanun'un 50/6-7 madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kay den 30/10/1991 doğumlu olup, suçun işlendiği 03/10/2005 tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun kısa süreli hapis cezasının infazının mümkün olmadığı, seçenek tedbirin değiştirilmesi gerektiği gözetilmemesinde,
2- Sanık hakkında verilen ek kararın savunma hakkını kısıtlar şekilde duruşma yapılmaksızın verilmeyeceği gözetilmemesinde,
isabet görülmemiştir.» denilerek, Kocaeli Çocuk Mahkemesi'nin 16.09.2013 tarihli aynen infaz kararının bozulması istenmiştir.
Sonuç: Hükümlünün kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, 24.04.2012 tarihinde karar verilen denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymadığının bildirilmesi üzerine, Mahkemece hükümlüye, "denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymadığının iddia edilmesi nedeniyle, bir mazereti varsa gelip bildirmesi, gelmediği ve bir mazeret bildirmediği takdirde denetimli serbestlik tedbirine uymadığı kabul edilerek hakkında cezaya hükmolunacağı" uyarısı içerir duruşma gününü bildirir davetiyenin tebliğ edilmesi gerekirken, dosyada hükümlüye belirtilen uyarıyı içeren davetiyenin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğine ilişkin tebligat belgesi bulunmadığından, hükümlünün denetimli serbestlik tedbirine uymadığı gerekçesiyle, savunma hakkı kısıtlanarak cezaya hükmolunması, yasaya aykırı olup, Kocaeli Çocuk Mahkemesi'nin 14.03.2013 tarihli kararına karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na GÖNDERİLMESİNE, 16.02.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy