Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : 1- Uyuşturucu madde ticareti yapma (Sanıklar ... ve ... yönünden)
2- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma (Sanık ... yönünden)
Hüküm : Mahkûmiyet (Tüm sanıklar yönünden)
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "06/09/2012, 22/09/2012, 13/10/2012 ve 14/10/2012" olarak gösterilmesi gerekirken "22/09/2012, 13/10/2012 ve 14/10/2012" şeklinde yazılması mahkemece düzeltilebilir nitelikte yazım hatası olarak görülmüştür.
A) Sanık ... hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, 13/10/2012 ve 14/10/2012 tarihli eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 06/09/2012 ve 22/09/2012 tarihli eylemleri sabit olmayan sanık hakkında zincirleme suçtan TCK'nın 43. maddesi gereğince artırım yapılırken, gerçekleştirdiği eylemlerin sayısına göre, 1/2 oranında artırım yapılarak sanık hakkında fazla ceza tayini,
2- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunun 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
B) Sanık ... hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, 14/10/2012 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Temyiz dışı sanık ...’un beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; 06/09/2012 tarihli eylemi sabit olmayan sanık ...’in sabit olan 14/10/2012 tarihli tek eyleminde ...’a ...’in telefon numarasını vermek şeklinde yardım ettiği, uyuşturucu madde ticareti suçuna birlikte işleyen sıfatıyla katıldığına dair delil bulunmadığı gözetilmeden uyuşturucu madde ticareti suçuna yardım eden sıfatıyla cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurularak fazla ceza tayini,
2- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunun 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA,
C) Sanık ... hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Üzerinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilemeyen, uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanmayan sanığın savunmasının aksine; kendisi ile birlikte temyiz dışı sanık ... ve tanık Coşkun Yaşar’ında bulunduğu araçtan atıldığı belirtilen ve hakkında kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilen temyiz dışı sanık ...’un ev adresinin yazılı olduğu elektirik faturasına sarılı vaziyette ele geçirilen uyuşturucu esrar maddesi ile ilgisi olduğuna ilişkin soyut ve değişik anlamlara gelebilecek iletişimin tespiti tutanakları dışında her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
13/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy