Mahkeme : İSTANBUL 20. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Sanık müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin, hükmolunan hapis cezasının süresine göre, 5320 sayılı Kanun'un 8/1, 1412 sayılı CMUK'nun 318. ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek temyiz incelemesi duruşmasız olarak yapılmıştır.
Yargılamanın yapıldığı tarihte sanığın onsekiz yaşını doldurmamış olması nedeniyle duruşmaların kapalı yapılması gerektiği gözetilmeden, duruşmaların açık yapılması ve hükmün de kapalı yerine açık celsede açıklanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı davranılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1)UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında; İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/03/2016 tarih, 2015/243 esas ve 2016/63 karar sayılı dosyasında, sanığın 28/05/2015 tarihli eylemi nedeniyle 03/07/2015 tarihli iddianame düzenlendiği ve 23/05/2015 tarihli eylemi nedeniyle de 28/09/2015 tarihli iddianame düzenlendiği, söz konusu uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle açılan davaların birleştirilmesine ve yargılamasının yapılarak cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın Dairemizin 20/02/2017 tarih, 2016/2181 esas ve 2017/658 karar sayısı ile düzeltilerek onanarak 20/02/2017 tarihinde kesinleştiği, temyize konu dosyada ise sanığın 09/01/2015 tarihli eylemi nedeniyle 03/06/2015 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla, belirtilen dosyanın aslı veya onaylı örneği de bu dosya içine konularak incelenip, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması", aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi
Kabule göre,
2) Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın Savcılıkta müdafii huzurunda vermiş olduğu ifadesinde, suça konu 42 fişek halinde esrarın kendisine ait olduğunu ve satmak için bulundurduğunu beyan ederek dosya kapsamında aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3)5237 sayılı TCK'nın 54/4. maddesi yerine, 54. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi, ayrıca İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nce suça konu uyuşturucu maddelerden alınan tanık numunelerin de müsadere edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4)Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan sanık hakkında, 5395 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren sosyal inceleme raporu alınmaması ya da alınmama gerekçesinin hükümde gösterilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 24.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy