Adalet Bakanlığının, 08/07/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda sanığın mahkûmiyetine dair Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/05/2019 tarihli ve 2019/111 esas, 2019/483 sayılı kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 17/07/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanığın 03/02/2008 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Kahramanmaraş 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/10/2013 tarihli ve 2013/678 esas, 2013/1130 sayılı kararıyla TCK'nın 191/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 6.000 Türk lirası adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği,
Ancak, sanık tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 25/04/2016 tarihli ve 2015/11809 esas, 2016/2424 sayılı ilâmıyla 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler gereğince sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi amacıyla hükmün bozulmasına karar verdiği,
2- Bozmaya uyularak yapılan değerlendirme sonucunda Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2016 tarihli ve 2016/399 esas, 2016/436 sayılı kararıyla TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanunun geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 30/06/2016 tarihinde kesinleştiği,
3- Sanığın denetim süresi içinde 04/07/2018 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin mahkûmiyet kararının kesinleştiğinden bahisle hükmün açıklanması için ihbarda bulunulması üzerine, Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/05/2019 tarihli ve 2019/111 esas, 2019/483 sayılı kararıyla hüküm açıklanarak, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun "Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri" başlıklı 307/5. maddesinin, " Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklinde olduğu,
Dosya kapsamına göre, Kahramanmaraş 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/10/2013 tarihli yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği gözetilmeksizin bahse konu kararın sanık aleyhine bozulduğu anlaşılmakla, aleyhe bozma yasağı düzenlemesi gözetilmeksizin yazılı şekilde fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir." denilerek, Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/05/2019 tarihli ve 2019/111 esas, 2019/483 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Sanık hakkında ilk olarak Kahramanmaraş 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/10/2013 tarihli kararıyla TCK'nın 191/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 6.000 Türk lirası adli para cezasına hükmedildiği, ancak hükme karşı sanık tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 25/04/2016 tarihli ve 2015/11809 esas, 2016/2424 sayılı ilâmıyla 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler gereğince sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi amacıyla hükmün bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, hükmün yalnız sanık tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle, sanığın kazanılmış hakkı korunarak bozma öncesi hükümde olduğu gibi hapis cezasının paraya çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebi kabul edilmiştir.
D) Karar:
Açıklanan nedenlere göre; sanığın mahkûmiyetine dair Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/05/2019 tarihli ve 2019/111 esas, 2019/483 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak;
1- Sanığın sübuta eren kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine uyan TCK’nın 191/1 maddesi gereğince, suçun işleniş biçimi, sanığın kişiliği dikkate alınarak takdiren 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
2- TCK’nın 62. maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
3- Suçun işleniş biçimi, sanığın şahsi, sosyal ve ekonomik durumu gözönüne alınarak sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının takdiren TCK'nın 50/1-a ve 52/2 maddeleri gereğince günlüğü 20 TL'den paraya çevrilerek 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
4- Sanığa verilen para cezasının miktarı, sosyal ve ekonomik durumu ile kişiliği gözönüne alınarak TCK’nın 52/4. maddesi gereğince verilen adli para cezasının birbirini izleyen her ay ödenmek üzere 12 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline, ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin ihtarına,
5- Sanığa verilen cezanın niteliği dikkate alındığında TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
6- Hükmün bu şekilde infazına, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
30.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy