(506 S. K. m. 79)
Davacı, prim itiraz komisyonu kararının iptalini istemiştir.
Mahkeme, anılan prim itiraz komisyonu kararının iptaline karar vermiştir.
Hüküm, davacı avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Ulusu adına yargı yetkisini kullanan Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesinin Başkanı Mustafa Ç.ve Üyeleri Fahrettin U., Abdi G., Nurettin İ. ve İdris G.' un katıldığı 23.05.1974 tarihli oturumda Tetkik Hakimi Ahmet K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Aylık sigorta prim bildirgeleri ile 3 aylık sigorta prim bordrolarının dayanağı defter ve kayıtlarının geçersizliği durumunda Kurumun ölçümleme hakkının doğacağı, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun olaya uygun düşen 79 uncu maddesinin açık hükmü gereğidir. Sözü edilen defter ve kayıtların niteliklerinin ve düzenlenme biçimlerinin bir tüzükle tesbit olunacağı da anılan madde hükmü gereğidir.
Öte yandan, olay tarihinde yürürlükte bulunan ve tüzük yerine geçen 1232 sayılı bakanlık Genelgesinin 16 ncı maddesi hükmüne göre defter ve kayıt tutmak zorunluluğunda bulunmayan işverenlerin aylık sigorta prim bildirgeler ile 3 aylık sigorta prim bordrolarında yazılanları doğrulayıcı nitelikte olmak üzere (ücret tediye bordrosu) ve (puantaj kaydı) tutmakla yükümlüdürler. Aynı genelgenin 17, 19 ve 20 nci maddelerinde ise, ücret tediye bordroları ile puantaj kayıtlarına geçirilmesi gereken en az bilgiler arasında, sigortalının ve işyerinin, Sicil No.ları ve işverenin imzası dahi yer almıştır. Bundan başka, bu bilgileri ihtiva etmeyen ücret tediye bordroları ile puantaj kayıtlarının geçerli sayılamayacakları, genelgenin 22 nci maddesinde tam bir açıklık ve kesinlikle belirtilmiştir. Yasaya dayanan bu genelge hükümlerinin bilirkişi düşüncesi ve ona dayanan hakim takdiri ile bertaraf edilmeyeceği ortadadır. Esasen hukuksal nitelikteki uyuşmazlıkların bilirkişi aracılığıyla çözümlenmesine gidilmesi benimsenemez.
Bu olayda davacı işverenin defter tutmak zorunluğunda bulunmadığı, ancak tutmakla yükümlü bulunduğu ücret tediye bordrosu ve puantaj kaydı, sigortalı ile işyeri sicil sayılarını ihtiva eylemediği ve ayrıca genelgenin 20 nci maddesine uygun olacak puantaj kaydının imzalanmamış bulunduğu mahkemece saptanmıştır. Şu duruma göre, sözü edilen puantaj kaydı ve ücret tediye bordrosunu geçerli saymak mümkün bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, Kurumun ölçümleme hakkının doğduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın ölçümleme hakkının bulunmadığından bahisle davanın kabulü cihetine gidilmesi isabetli sayılamaz.
O halde, Davalı kurumun bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Temyiz edilen kararın yukarda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy