(1803 S. K. m. 9)
Prim İtiraz Komisyonu Kararının iptali davasının 1803 Sayılı Af Yasası'nın 9 ncu maddesinin (a) fıkrasının 3 ncü bendine giren mevaddan bulunmuş olmasına binaen davanın ortadan kaldırılmasına, ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.2.1975 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat A. Ö. ile karşı taraf adına Avukat R. K. geldiler. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, Türk Ulusu adına yargı yetkisini kullanan Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesinin Başkanı M. Ç. ve Üyeleri F. U. N. i. C. K ve T. U.nün katıldığı aynı tarihli oturumda Tetkik Hakimi Orhan Y. tarafından düzenlenen raporda dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Sosyal Sigorta prim borçları, 15.5.1974 günlü ve 1803 Sayılı (Cumhuriyetin 50. Yılı Nedeniyle Bazı Suç ve Cezaların Affı Hakkında Kanun)'un 9 ncu maddesinde öngörülmüş affın kapsamı içine alınmamıştır. Bu yön, anılan maddenin (A) bendinin ilk fıkrasından belirgin olarak anlaşılmaktadır.
Gerçekten anılan fıkra hükmüne göre, sosyal sigorta primleri affın kapsamı dışındadırlar, yalnız bunlara uygulanması gereken gecikme zamlarının ve faizlerin tamamı belirli zaman içinde primin ödenmiş olması koşuluyla affedilmiştir. Mahkemenin hükmüne dayanak almış bulunduğu üçüncü fıkradaki sigorta primi deyimi ise sosyal sigorta primleri dışında kalan sigorta primleri anlamındadır, ilk fıkranın daha baş kısmında açıkça sosyal sigorta priminden söz edilmesi de bu yolda bir anlayışı gerekli kılmaktadır.
Her halde, Yasa koyucunun işverenin sigortalıdan kesmiş olduğu sigorta payını da içeren (ihtiva eden) sosyal sigorta prim borçlarını ceza kavramı içinde düşünmesi ve affın kapsamı içine alması olanaksızdır ve hukuksal dayanaktan yoksun ve yasa yapma tekniğine aykırıdır.
Mahkemece, bu yönler gözönünde tutulmaksızın yazılı düşüncelerle ve Af Yasası gereğince davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum'un temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve davalı yararına takdir edilen 1000 lira duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine 25.02.1975 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy