(506 S. K. m. 79) (Sosyal Sigorta İşlemleri Tüzüğü m. 17, 36, 40)
Davacı, Prim itiraz Komisyonu kararının iptali ile haksız tahakkuk ettirilip tahsil edilen 14778 liralık primin geri verilmesini istemiştir.
Mahkeme, anılan Prim itiraz Komisyonu kararının iptaline ve 14.778 liranın davalıdan tahsili ile davacıya iadesine karar vermiştir.
Hükmün, davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Olay tarihinde yürürlükte bulunan Sosyal Sigorta işlemleri Tüzüğü'nün 40 ncı maddesinin ilk fıkrası hükmüne göre, Bu tüzükte belirtilen usul ve esaslara göre düzenlenip zamanında Kuruma verilen ve muhteviyatı bu Tüzüğün 17 nci maddesinde yazılı kayıtlara uygun bulunan aylık sigorta prim bildirgelerinde gösterilen ücretler tutarı, işverene ödenen istihkakın, bu bildirgelerin ilişkin olduğu süreye isabet eden kısmı esas alınmak suretiyle Kurumca hesaplanacak kazançlar toplamının % 70 inden az olduğu takdirde, 36 ncı maddenin son fıkrasında yazılı belgelere dayanılarak, bu mümkün olmadığı takdirde Kurumca uygun görülecek şekilde yaptırılacak inceleme ile tesbit edilecek ücretler sigorta primleri hesabında esas alınır.
Bu hüküm, aylık sigorta prim bildirgeleriyle defter ve kayıtların görünüşteki uyumluluğunun yeterli olmadığını, bu biçimsel uyumluluğun öze ilişkin uyumlulukla da desteklenmesini öngörmekte; aylık sigorta prim bildirgelerinde gösterilen ücretler tutarı şayet işverene ödenen istihkakın % 70 inden az ise Kurumca ölçümlemeye gidileceği esasına yer vermektedir. Bu esasın hukukça mevzuatın belirlediği bir karine niteliğini taşıdığı ve bağlayıcı bir gücü haiz bulunduğu ortadadır.
Hiç şüphesiz, anılan uyumsuzluk durumu, 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun bu davanın yasal dayanağını oluşturan 79 ncu maddesinde sınırlı ve sayılı olarak gösterilmiş ölçümleme nedenlerine dahildir ve bu madde açısından dahi sözü edilen uyumsuzluk, salt biçimsel olmayıp gerçek bir uyumsuzluk niteliğindedir. Bu olayda, uyumsuzluğun varlığı bilirkişice de belirtildiğine göre Kurum'un ölçümleme hakkının doğmuş bulunduğunun kabulü gerekir.
Öbür yandan, 79 ncu maddenin 2 nci fıkra hükmüne göre, Kurum, sigorta primleri hesabına esas tutulacak kazançlar toplamını, hazırlanacak tüzükteki usul ve esaslara göre ölçümler». Mahkeme dahi aynı usul ve esasları gözönünde tutmakla yükümlüdür; Yoksa, mahkeme, uygun gördüğü bir yöntemi uygulamak yetkisine sahip değildir. Bu tür uyuşmazlıklarda mahkemenin Prim itiraz Kornişyon Kararı'nın mevzuat uygunluğunu saptayıp buna göre karar verme işleri gözönünde tutulduğunda bunun tersine bir görüşe yer verilmesinin olanaksızlığı kendiliğinden ortaya çıkar. Bu bakımdan, mahkemece yapılacak iş, Sosyal Sigorta işlemleri Tüzüğünün sözü edilen 40 ncı maddesinin yollamada bulunduğu 36 ncı maddesi gereğince inceleme ve araştırma yapmak ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
O halde, davalı Kurum'un temyiz itirazları kabul edilmeli, aksi görüşle ve gerekli inceleme yapılmaksızın davanın kabulüne ilişkin olarak verilen hüküm bozulmalıdır.
Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, 12.04.1976 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy