(506 S. K. m. 26)
Dava: İş kazasında malul kalınması sonucu uğranılan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının reddine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi, davacı avukatınca istenilmesi üzerine, dosya incelenerek gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi :
Karar: Olay tarihinde davacı işçi (A) nın davalı şirkete ait işyerinde projektör yerlerini değiştirmek istediği sırada, bir projektörü monte etmek için uğraşırken ayağının kayması sonucu düşerek kolları kırılmak suretiyle yaralandığı davada tartışmasızdır.
Mahkemece, hükme dayanak kılınan 14.6.1976 tarihli bilirkişiler ropurunda; davacı işçinin projektörü monte etmek için yüksek bir yere çıkmak istediği sırada ustabaşının "orası tehlikeli koyma" şeklindeki ikazına rağmen davacının "birşey olmaz, ben buraya çıkarım, koyabilirim" şeklinde cevap vererek ve vaki ikazı bu şekilde dinlemiyerek kendi ihmal ve dikkatsizliği sonucu yaralanmasına sebep olduğu belirtilmiş ve bu şekildeki mütalaa üzerine dava reddolunmuştur.
Oysa ki, daha evvel alınan tarihsiz bilirkişiler raporunda işverenin işyerinde gerekli emniyet tedbirlerini almadığı, özellikle elektrikçilerin çalışması için gerekli tedbirlerin alınmadığı, yüksek ve basit kayalık bir yere projektörün kaldırıldığı sırada davacı işçiye basit ve sağlam bir ipin dahi verilmediği açıkça belirtilmiş ve işveren şirket ile ustabaşı, raporda gösterilen oranlarda kusurlu bulunmuşlardır.
Bu durumda; mahkemece, özellikle işyerinde alınması gereken tedbirlerin nelerden ibaret olduğu, bu tedbirlerin alınmış bulunup bulunmadığını, buna rağmen sigortalı işçinin hangi konularda ihmalinin tebdirsizlik veya dikkatsizliğinin olduğu hususlar işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda uzman bilirkişilere tespit ettirilereke sonucuna göre gerekli karar verilmesi ve mevcut raporlar arasındaki çelişki bu yolda giderilmesi gerekirken, sadece ustabaşının "orası tehlikeli koyma" şeklindeki ikazına uymayan davacının olayda % 100 kusurlu kabul edilmesi usul ve yasaya aykırı bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.9.1977 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy