(506 S. K. m. 77) (1475 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, prim itiraz komisyonu kararının iptalini istemiştir.
Mahkeme, anılan prim itiraz komisyonu kararının kısmen iptaline karar vermiştir.
Hükmün davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, (...) işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Sosyal Sigortalar İşlemleri Tüzüğü'nün 25. maddesinin (B) bendine ilişkindir. Bu bent hükmüne göre "Tutanak yoksa, devamlı işler için ölçümleme yapılacak aydan önceki bir yıl içinde ..... kuruma verilmiş olan aylık sigorta primleri bildirgelerinde gösterilen prime esas en yüksek kazançlar toplamı, ölçümlemenin ilişkin olduğu aya ait sigorta primleri hesabına esas alınır." Şu duruma göre, taraflar arasındaki uyuşmazlık, anılan hükmün uygulanmasında, ikramiye verilen ayın esas alınıp alınamayacağı hususundadır. Kurum bu ayın ölçümlemede esas alınabileceği, davacı ise, ikramiye verilen ayın esas tutulamayacağı görüşündedir.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 77. maddesi, ödenecek primlerin hesabında hangi kazançların prime esas alınacağını göstermiştir. Tüzüğün 25/B maddesi bu maddeye koşuttur. Ödenen ikramiyenin de prime esas alınacağında kuşku olmamak gerekir. Mahkemenin, buna aykırı ikramiyeyi hiç göz önünde tutmayarak düzenlenen bilirkişi raporunu hükme esas almasında isabet bulunmamaktadır. Burada çözümlenmesi gereken hukuksal sorun, ikramiyenin bütünüyle ödendiği oy kazancının ölçümlemede esas alınıp alınmayacağıdır.
Bu konuda bir sonuca varabilmek için, ikramiyenin niteliğini tespitte zorunluluk vardır. Gerçi, ikramiyenin tanımında, öğretide birlik yoktur. Ne var ki, olayımızda, ikramiyenin sigortalıya, üzerine düşen borçları iyi bir şekilde yerine getirmesinin ve dağıtıldığı ana kadar yerini muhafaza etmesinin bir ödülü (=mükafatı) olarak verildiği anlaşılmaktadır.Diğer deyişle,burada ikramiye,sadece ödendiği aya ait çalışmanın bir ödülü değil,o yıla ait tüm çalışmanın karşılığı bulunmaktadır.
Ölçümlemenin yasal nedenlerin varlığı durumunda sigorta primleri hesabına esas tutulacak kazançlar toplamının bulunmasına ilişkin bir işlem olduğu hatırlandığında burada söze göre değil,öze (= amaca) göre yorum ilkesi gereğince, ikramiyeden her aya ilişkin kısmın da aylık ücrete eklenmesiyle, ölçümleme yapılacak aydan önceki bir yıl içinde, kuruma verilmiş olan aylık sigorta primleri bildirgesinde gösterilen prime esas en yüksek kazançlar toplamının esas alınması gerektiği anlaşılır.
Bu bakımdan, davalı kurumun ikramiye ödenen ayın esas alınması gerektiği yolundaki iddiasında haklılık olmadığı gibi, ikramiyenin hiç ödenmemiş kabul edilerek prim borcunun tespiti gerektiği yolundaki mahkeme görüşünde de isabet bulunmamaktadır.
O halde, davalının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, (...) 31.03.1980 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy