(1086 S. K. m. 445)
İadei Muhakeme yoluyla açılan davanın yapılan yargılaması sonunda davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi üzerine, İşverenlerin adreslerinin Kurumca bilindiği, buna rağmen, ilanen tebligat yolu ile davanın görülüp kararının kesinleştirildiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu teşkil etmemektedir. Bu suretle, davanın; işverenler ve dava vekilleri huzuru olmaksızın rüyet ve intaç edildiği ortadadır. Öbür yandan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 445 nci maddesinin 8 nci bendinde vekil ve mümessil olmayan kimseler huzuruyla davanın rüyet ve hükmedilmiş olması hali iadei-muhakeme nedeni sayılmıştır. Bu halin davada, taraflardan birisinin hiç temsil edilmemiş olması durumunu öncelikle kapsayacağı da açıktır.
Şu hale göre; işverenlerin yargılamanın iadesi için gösterdikleri maddi olgular, yukarıda belirtilen bentde gösterilen nedeni oluşturduğundan, talebin kabulüne karar verilip ona göre işlem yapılacağı yerde, yargılamanın iadesi isteğinin reddine hükmolunması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, işverenlerin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre şimdilik, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy