(506 S. K. m. 79, Geç. m. 44)
Dava: Davacı, 01.04.1961 ila 30.12.1968 tarihleri arasında Avukat İlhan'a ait yazıhanede sigortasız geçen hizmetlerinin borçlanmak suretiyle tespitine ve bu sürenin diğer sigortalı hizmetleriyle birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı avukat tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla, dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Borçlanma suretiyle eski hizmetlerin tespiti 2167 sayılı Yasanın 14. maddesiyle 506 sayılı Yasaya eklenen geçici 1. maddesinin sigortalılara tanıdığı bir olanaktır ve bunun koşulları anılan maddede belirtilmiştir. Sigortalı, bu koşullardan sadece birinin gerçekleşmemesi durumunda dahi anılan madde hükmünden yararlanmaz.
Sözü geçen maddeden yararlanabilmesinin önkoşulu, yararlanmak isteğinin Sosyal Sigortalar Kanunu anlamında sigortalı sayılan kişilerden olmasıdır. Bu koşuldan maksat, sigortalının borçlanma isteği için Kuruma başvurduğu tarihte Kurum ile arasında sigorta bağlantısı bulunmasıdır. Mahkemece, bu hususun anlaşılması için Sosyal Sigortalar Kurumu Unkapanı İhtiyarlık Şubesi'ne 25.09.1980 tarihinde yazılan yazı cevabı beklenmeden, dolayısıyla bu koşulun varlığı saptanmadan davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
Öbür yandan, sigortalının bu maddeden yararlanabilmesinin bir başka koşulu da, sigortalının Kuruma kanunun yürürlüğe girdiği tarihten bir yıl içinde borçlanma isteğinde bulunmasıdır. Borçlanma isteğinin ise, örneği Kurumca hazırlanacak belgelerle yapılması sözü geçen maddede ayrıca öngörülmüştür. Davacı Hatice'nin bu belgeyi işverenin imzalamaması nedeniyle düzenleyip Kuruma veremediği dosya içinde bulunan Sosyal Sigortalar Kurumu İstanbul İhtiyarlık Sigortası Bölge Müdürlüğü'nün 22.10.1979 tarihli yazılarından anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, işverene de husumet yöneltilip, işverenin delilleri toplanmak ve hasıl olacak sonuca göre karar vermek gerekir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 24.12.1980 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy