(818 S. K. m. 43) (506 S. K. m. 9, 10)
Dava ve Karar: Davacı, iş kazasında yaralanan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir. Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Sigortalının 1.12.1983 gününde işe girip bir aylık süre içerisinde işe giriş bildirgesi verilmediği, giderek davaya konu iş kazasının vuku bulduğu 29.12.1984 tarihinden çok sonra 13.3.1985 tarihinde verildiği anlaşılmış bulunmasına göre, olayda 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 9 ve 10. maddelerinde öngörülen yüküm ve sorumlulukların doğduğu ortadadır. Zararlandırıcı sigorta olayının oluşumunda sigortalı tümüyle kusurlu olsa dahi tazminattan % 50'nin üzerinde indirim yapılması suretiyle hüküm verilmesi gereği 506 sayılı Kanunun 10. maddesinin öngördüğü sorumluluk ve Borçlar Kanununun 43. maddesinin öngördüğü hakkaniyet kuralları doğrultusunda Yargıtay'ın ve Dairemizin yerleşmiş görüşlerindendir. Mahkemece bu yolda hüküm tesisi gerekirken, yukarıda yazılı maddi ve hukuksal olgulara ters düşer biçimde hüküm tesisi isabetsiz olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy