(506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı işkazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm, taraflar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 26. maddesi uyarınca, zararlandırıcı sigorta olayının meydana gelmesinde, işveren ve üçüncü kişilerin sorumlulukları, anılan maddede öngörülen ilkeler doğrultusunda saptanacak kusurları oranında söz konusudur. Bu yönün ise, konusunda uzman kişilere yaptırılacak inceleme sonunda saptanacağı açıktır. Diğer taraftan, hukuk hakimi, Borçlar Kanununun 53. maddesi gereğince ceza mahkemesince saptanan ve hükümlülüğe esas alınan maddi olgularla - kusur oranı hariç - bağlıdır. Dairemizin ve Yargıtay'ın yerleşmiş görüş ve uygulamaları da bu doğrultudadır.
Böyle olunca da, mahkemece ceza mahkemesinde, zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle 2/8 oranında kusurlu görülerek hüküm giyen ve hakkındaki hüküm de kesinleşen davalı Sabit B.'ın bu davada az miktarda da olsa, kusurlu sayılması gerektiği gözetilmeden, giderek kusur dağılımı yönünden, ceza mahkemesiyle, bu davada alınan raporlar arasında var olan açık çelişki giderilmeden ve bu yolda yeniden yöntemince bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 2.4.1990 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy