(1086 S.K. m. 237)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1.1.1985 tarihinden 5.1.1989 tarihine kadar sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla, dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Her ne kadar, davacı tarafından, işveren aleyhine açılan işçilik hakları ile ilgili davada, davacının, iddia edilen tarihler arasında çalıştığı kesinleşmiş isade, Kurum davada taraf olmadığı için, orada verilen hüküm Kurum'u bağlamaz. Sözkonusu davada, istek aynen hüküm altına alınmış ise de, hüküm altına alınan süreler içerisinde "90" günlük çalışmanın başka işyerinde geçtiği ve Kurum'a bildirildiği anlaşıldığına göre, sözkonusu kararın güçlü delil niteliği ortadan kaldırılmış sayılır. Zira, başka işyerinde geçen ve Kurum"a da bildirilen bir kısım süreyi o işyerinde geçmiş kabul ederek maddi olgu ve belgelere ters düşen bir hususu içermektedir. Bu nedenle, sırf bu karara göre uyuşmazlığın çözülmesi diğer taraftan, müfettiş tutanağında çalışmanın 1988-1989 tarihleri arasında geçtiği tespit edildiğine göre, müfettiş tutanağı ile iş mahkemesi kararı arasındaki çelişkinin varlığı gözardı edilemez. Bu nedenle, müfettiş tutanağının aslı getirtilip aradaki tespitlerle işçilik haklarıyla ilgili dosyadaki karar arasındaki çelişki yöntemince giderilmelidir. Bundan başka, davalı işverenin dernek kaydında, 6.2.1986 tarihinde işe başladığı yazılı olduğuna göre, bu tarihten önceki sürede, davacının ne şekilde çalıştığı açıklığa kavuşturulmamıştır. Öbür taraftan, minibüsün trafikte hangi tarihler arasında davalıların üzerinde kayıtlı olduğu da trafik müdürlüğünden sorulmamıştır. Mahkemece anılan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmaksızın ve eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.2.1993 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy