(2829 S. K. m. 8)
Dava: Davacı, Bağ-Kur sigortalılığının iptali ile Sosyal Sigortalar Kurumu'nca bağlanan maluliyet aylığının devamına ve muarazanın men'ine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davada, davacının Bağ-Kur sigortalılığının iptali, Sosyal Sigortalar Kurumu'nca iptal edilen maluliyet sigortasından yapılan tahsisin devamı ile muarazanın men'i istenmiştir. Mahkemece, isteme aynen hükmedilmiştir.
Davacıya; 14.12.1988 tarihli sağlık kurulu raporuna göre 1.1.1989 tarihinden 506 sayılı Kanunun 53/A maddesine göre maluliyet aylığı bağlandığı ancak 1.5.1984 ile 29.12.1988 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğundan bahisle 2829 sayılı Kanuna göre aylığın kesildiği, 15.10.1933 ile 31.8.1936 tarihleri arasında Askeri Fabrikaları Tekaüt Sandığı'na tabi çalışması olduğu, 115.500 nolu işyerinden 1.9.1986 tarihli işe giriş bildirgesi varsa da prim ödemesi olmadığı, 22441 nolu işyerinden verilen hesap fişinde 1.1.1987 tarihinde işyerinden ayrıldığı bildirilmiş ise de prim bordrolarının geç verilmesi nedeniyle işleme alınmadığı, 1.5.1984 ile 30.6.1986 arasında hayvan ticareti, 1.7.1986 ile 29.12.1988 tarihleri arasında ise kum ocağı işleticiliğinden vergi mükellefi olduğu, bu nedenle 1.7.1986 tarihinde re'sen Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği dosya içeriğinde mevcut delillerden anlaşılmaktadır. Davacının Bağ-Kur kapsamına alındığı 1.7.1986 tarihinden itibaren vergi mükellefi bulunduğu dönemde kendi nam ve hesabına çalışması olup olmadığı yöntemince araştırılmamıştır. Giderek 2829 sayılı Kanunun 8/son maddesi hükmüne göre malullük halinde ilgiliye hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu Kurum mevzuatına göre aylık bağlanır. Ayrıca, aynı Kanunun 4. maddesinde öngörülen hizmet birleştirilmesi maluliyet aylığı bağlanmasında da geçerlidir.
Mahkemece, davacının vergi mükellefi olduğu dönemde kendi nam ve hesabına çalışması olup olmadığı, özellikle de Vergi Dairesinden seneler itibari ile ödenen vergiler ve kaydının tüm belgeler celbedilip gerektiğinde tanıkları sorulup dinlenerek araştırılması, ilgili tüm belgeler celbedilip gerektiğinde sonucuna göre 2829 sayılı Kanunun 8/son maddesi hükmü de gözönünde tutularak karar verilmelidir.
Belirtilen maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda da açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), 26.10.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy