(1086 S.K. m. 74)
Dava: Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde asgari ücretle devamlı olarak geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, 2.2.1976-31.12.1977 tarihleri arasında davacı Oto T. Kollektif Şirketi'ne ait işyerinde sürekli çalışmasına rağmen, 690 gün yerine 460 gün, diğer davalıya ait işyerinde de 2.1.1978-31.7.1980 tarihleri arasında hizmet akdi ile sürekli çaıştığını; ancak, sigortaya 930 gün yerine 554 gün bildirimde bulunulduğunu, bu nedenle bu işyerlerinde sözü edilen tarihlerde
sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiş ve talep mahkemece aynen kabul edilmişse de, karar yerinde kabul edildiği gibi, davacı 30.6.1988 tarihinde Ankara Üçüncü İş Mahkemesi'ne açtığı hizmet tespiti davasında, davalı Halime'ye ait işyerinde 1.1.1973-31.7.1980 tarihlerinde çalışmasında 1.1.1973-2.2.1976 döneminin Sosyal Sigortalar Kurumu'na bildirilmediğini beyan ederek bu sürenin tespitini istemiş olmakla, davasını açık ve seçik bir biçimde istenen sürelerin tespitine hasretmiştir.
Daha sonra işbu dava ilede, 2.1.1978-31.7.1980 süresinin tespitini isteme olanağı yoktur. Zira, davasını belli bir süreye hasretmesi tarafları ve mahkemeyi bağlayıcı niteliktedir. Sonradan dava açmak suretiyle talebini değiştirip, genişletmesi kabul edilemez. Bu hususun gözardı edilmesi isabetsizdir.
Ayrıca, davacı, diğer davalı Oto T. Kollektif Şirketi'nde de 2.2.1976-31.12.1977 devresinde çalıştığını ve bu süreninde tespitini talep etmişsede, Ankara Üçüncü İş Mahkemesi'ne açtığı ilk davada, bu işyerinde bu sürede çalıştığından sözetmediği gibi aksine bu sürede diğer davalıya ait işyerinde çalıştığını ve dolaylı olarak primlerininde noksansız yatırıldığını söylemiştir. Yukarıda ifade edildiği gibi, ilk dava ile talebin çerçevesini çizen ve sınırlayan davacının bu dava ve talebinde samimi olacağı düşünülemez. Kaldıki dosyada mevcut 23 Şubat 1978 tarihli işe giriş bildirgesinde davacının 2.2.1976 tarihinde İhsan isimli şahsa ait işyerinde işe başladığı ve 31.12.1977 tarihine kadarda 460 günlük priminin yatırıldığı görülmüştür.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile bu anlatımlar karşısında davanın inandırıcılığını düşünüp kabul etmek olanak dışıdır.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınmaksızın, davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), 13.4.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy