(506 S.K. m. 60, 63)
Dava: Davacı, ödenmekte olan yaşlılık aylığının başvuru tarihi itibariyle kesilmesi gerektiğinin tespiti ile aksine olan sataşmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz isteğinin süresinde olduu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla, dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava sonuç olarak; davacıya Sosyal Sigortalar Kanunu`na göre bağlanan yaşlılık aylığının 5434 sayılı Kanun`a tabi işte çalışmaya başlamasından bahisle kesilmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Davacıya 31.03.1987 tarihli talebi üzerine 2829 sayılı Kanun hükümleri de uygulanmak suretiyle 01.04.1987 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun`a göre yaşlılık sigortasından tahsis yapıldığı, davacının 19.01.1993 tarihli dilekçesiyle Sosyal Sigortalar Kurumu`na müracaat ederek T.C. Emekli Sandığı`na tabi olarak göreve başladığından bahisle 15.01.1993 itibariyle tarafına bağlanan yaşlılık aylığının kesilmesini istediği dosya içeriğindeki delillerden anlaşılmaktadır. 506 sayılı Kanun, m.60`a göre, yaşlılık sigortasından bağlanan aylıkların kesilmesi aynı Kanun`un 3279 sayılı Kanun`la değişik 63. maddesinde düzenlenmiştir. 506 sayılı Kanun`un 63/A maddesi hükmüne göre "bu Kanuna göre yaşlılık aylığı almakta iken sigortalı olarak çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları çalışmaya başladıkları tarihte kesilir" "Aynı maddenin (B) bendi hükmü saklı kalmak kaydıyle". O halde 506 sayılı Kanun`a göre yaşlılık sigortasından aylık alanların bu aylıkları ancak 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlamaları halinde kesilir. Yoksa, T.C. Emekli Sandığı`na tabi bir işte çalışmaları Sosyal Sigortalar Kanunu hükümleri çevresinde yaşlılık aylığının kesilmesini gerektirmez. Öte yandan, Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkındaki 2829 sayılı Kanun`da da T.C. Emekli Sandığına tabi işte çalışmaya başlamasıyla 506 sayılı Kanun`a göre bağlanan yaşlılık aylığının kesileceğine dair hüküm yoktur. Hükme dayanak kılınan bilirkişi raporunda öngörülen 2829 sayılı Kanun m.5/son dava konusu olayla ilgili olmayıp, hizmetlerin ihyasına ilişkindir. Giderek sosyal güvenliğe ilişkin haklardan feragat caiz değildir. Şöyleki, davacı yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunup kendisine bu sigorta dalından aylık bağlandıktan sonra Kanun`da öngörülen haller dışında artık bu haktan feragat etmesi mümkün değildir.
Mahkemece, belirtilen maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden yazılı biçimde davanın kabulü yönünde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum`un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.09.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy