(2829 S. K. m. 8) (506 S. K. m. 3)
Dava: Davacı, eşi Fethi'nin Bağ-Kur sigortalılığının iptali ile, 15.3.1990 - 31.8.1990 tarihleri arası SSK. kapsamında sigortalı işçi olarak geçen çalışmalarının geçerli sayılmasına ve Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından bağlanan dul ve yetim aylıklarının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme; ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar avukatları tarafından temiz edilmesi üzerine; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla, dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Davada, davacının müteveffa eşine Bağ-Kur'dan malullük aylığı bağlandığı, bu aylığın bağlanmasından sonra sigortalı bir işte çalışmaya başladığı ve çalışırken öldüğü, kendisine Sosyal Sigortalar Kurumu'nca ölüm aylığı bağlandığı, ne var ki, Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sonradan murise Bağ-Kur'ca malullük aylığı bağlandığını öğrenmesi üzerine bağladığı ölüm aylığını iptal ettiği, davalı Bağ-Kur'un da aylığın kendileri tarafından bağlanması gerektiğini kabul ettiği öne sürülmüş, murisin belediyede geçen çalışmalarının tesbiti ile Sosyal Sigortalar Kurumundan ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitine karar verilmesi istenmektedir.
Davada çözümlenmesi gereken hukuksal sorun Bağ-Kur'dan malullük aylığı almakta olan bir kimsenin Sosyal Sigortalar Kurumu'na tabi bir işte çalışmakta iken ölmesi halinde hak sahibine Bağ-Kurdan mı, yoksa Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan mı ölüm aylığı bağlanması gerekeceği meselesidir.
Gerçekten 2829 sayılı Yasanın 8. maddesi hükmü gereğince; ölüm aylığının hizmet sürelerinin sonuncusunun tabi olduğu Kurum'ca kendi mevzuatına göre bağlanması gerektiği öngörülmüştür. Ne var ki, 506 sayılı Yasanın 3/II-C maddesi bendi uyarınca malullük aylığı almakta iken sigortalı bir işte çalışanlardan sosyal güvenlik destek primi kesilir. Ancak, sosyal güvenlik destek primi ödenmiş süreler sigortalılık süresinden sayılmaz. Bu durumda olanlar hakkında da hizmetlerin birleştirilmesi hakkındaki 2829 sayılı Kanun uygulanmaz.
Hal böyle olunca, davacının murisinin belediyede geçen çalışmaları az önce değinilen yasa hükümleri gereğince sigortalılık süresinden sayılmaz ve giderek Bağ-Kur'daki hizmetiyle birleştirilemez Hizmetler birleştirilemeyeceğine göre de davacıya murisin malullüğünden kaynaklanan ölüm aylığının Sosyal Sigortalar Kurumu'nca bağlanması mümkün değildir. Bağ-Kur'ca bağlanması yasal zorunluluktur.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.06.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy