(506 S. K. m. 24)
Dava: Sosyal yardım zammı borcu olmadıklarının tesbiti davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı Avukatı tarafından istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 31.01.1995 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davacı adına Avukat ................ ile karşı taraf adına Avukat ......... geldiler. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi...........tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Dava, sonucu itibariyle, davacı şirketten 506 sayılı kanunun ek 24/1 maddesi çevresinde istenen sosyal yardım zammından, davacının bu madde kapsamındaki kurum ve kuruluşlardan bulunmadığından bahisle sorumlu bulunmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
Davacı, ............. A.Ş.'nin TTK. hükümlerine göre kurulmuş ticari şirket olduğu, kanunla kurulmuş Ordu Yardımlaşma Kurumunun bu şirketin hissedarı bulunduğu, S.S. Kurumu Genel Müdürlüğünün 5.7.1994 tarihli yazısı ile, davacı şirketten 506 sayılı kanunun 3995 sayılı kanunla değişik ek 24/1 maddesi hükmüne göre 1994 yılının 6. ayında ödenen sosyal yardım zammının iadesinin istendiği, davacı şirketin, % 41.66 hissesinin Ordu Yardımlaşma Kurumuna, % 1, 3065 hissesinin .................. A.Ş.'ne % 0.0335'inin ................... A.Ş.'ne % 57'sinin ise................ne ait olduğu, dosya içeriğindeki belgelerden anlaşılmaktadır.
Davacı ............... A.Ş.'nin % 41.66 hissesine sahip bulunan Ordu Yardımlaşma Kurumu 205 sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanununa dayanılarak kurulmuş olup, 506 sayılı Kanunun ek 24/1 maddesi kapsamında kanunla ve kanunların verdiği yetkiye istinaden kurulan kuruluşlardan bulunmaktadır. Giderek, 205 sayılı kanun hükümlerine göre gelirleri tamamen kendi mensuplarının aylıklarından kesilen belli orandaki yüzdeler ile, hibe ve mevcutların işletilmesinden elde edilecek gelirlerden oluşmakta devletin payı ve katkısı bulunmamaktadır.
506 sayılı kanunun 3995 sayılı kanunla değişik ek 24/1 maddesi hükmüne göre de genel ve katma bütçeli idareler, mahalli idareler, döner sermayeli kuruluşlar gibi kamu kuruluşları ile kanunla ve kanunların verdiği yetkiye istinaden kurulan diğer kuruluşlar ve 233 sayılı kanun hükmünde kararname kapsamına giren teşekkül ve kuruluşlarla bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerinden aylık bağlanmasına hak kazandıktan sonra ayrılanlardan 506 sayılı kanun hükümlerine göre malûllük, yaşlılık ve ölüm aylığı bağlananların ilk sosyal yardım zammı ödemeleri, söz konusu kuruluşlar adına kurumca yapılır. Yukarıda belirtilen kuruluşlar adına yapılan ilk sosyal yardım zammı ödemelerinden ödenmemiş olanlar, yapılacak yazılı bildirim tarihinden itibaren, en geç 1 ay içinde defaten Kuruma ödenir, sonraki aylarda ödenmesi gereken sosyal yardım zammı tutarları ise, yeni bir bildirim beklenmeksizin ilgili kuruluşlarca, her ay emekli aylığı ödeme tarihlerinden önce Kurumun ilgili hesabına yatırılır.
Davada uyuşmazlık konusu olan husus; anılan maddede öngörülen bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerinden deyiminin, 233 sayılı kanun hükmünde kararname kapsamındaki teşekkül ve kuruluşlarla sınırlı mı olduğu, yoksa madde başlangıcında öngörülen diğer kurum ve kuruluşları da mı içerdiği konusundadır.
Bu yönde, maddenin şekli yorumunda görüldüğü üzere Genel ve katma bütçeli idareler, mahalli idareler, döner sermayeli kuruluşlar gibi kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla ve kanunların verdiği yetkiye istinaden kurulan diğer kuruluşlardan oluşan tümce ve bağlacı ile 233 sayılı kanun hükmünde kararname kapsamına giren teşekkül ve kuruluşlarla bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştirak kavramları 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamına giren teşekkül ve kuruluşlarla sınırlıdır. Nitekim dil bilgisi kuralları çevresinde ve bağlacı aralarında beraberlik ve ardışıklık olan kelimeler veya cümleler arasına girerek bunları bağlama görevi yapmaktadır. Yukarıda öngörülen iki bölüm tümce arasındaki beraberlik nedeni ise sosyal yardım zammından sorumluluk konusunda olmaktadır.
Giderek maddede yer alan 233 Sayılı Kanun Hükmünde kararname kapsamına giren teşekkül ve kuruluşlarla, bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştirakleri deyimleri, birlikte ele alındığından tamamen 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamındaki deyimleri içermektedir. Nitekim anılan Kanun Hükmünde Kararnamede, müessese, bağlı ortaklık ve iştirak kavramları yine ek 24/1 maddesinde belirtilen sıra dahilinde ayrı ayrı düzenlenmiş olup, 4. bölümde de iştirakler'in teşkili nitelikleri ve yöntemi öngörülmüştür. Kaldı ki, 506 sayılı kanun ek 24/1 maddesinin amacına yönelik yorumunda: müessese, bağlı ortaklık ve iştirak kavramlarının, özellikle kamusal niteliği bulunmayan, salt kanunla yada kanunun verdiği yetkiye istinaden kurulan kuruluşlara teşvik edildiğinin kabulü, kanun koyucunun anılan maddenin konuluşundaki amacına da ters düşecektir.
Davacı .................. A.Ş.'nin özel hukuk hükümlerine göre kurulan ticari bir şirket olması, iştiraki bulunan Ordu Yardımlaşma Kurumunun ise 233 sayılı kanun hükmünde kararname kapsamında bulunmayıp, sadece kanunla kurulmuş bir kurum olması karşısında yukarıda açıklanan nedenlerle artık davacı şirketin 506 sayılı kanunun 24/1 ek maddesi kapsamında bulunması, giderek sigortalı yada hak sahiplerine malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortası kollarından ödenen sosyal yardım zamlarından sorumlu tutulması mümkün değildir.
Mahkemece belirtilen maddi ve hukuki esaslar gözönünde tutulmadan yazılı biçimde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönlü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına ve davacı Avukatı yararına takdir edilen .............. TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine oyçokluğu ile 20.06.1995 gününde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy