(506 S.K. m. 85, 86)
Dava: Davacı, 27.09.1961-12.05.1965 tarihleri arasındaki hizmetleri için ödenen primin yasal faizi ile birlikte ödenmek suretiyle, hizmetlerin ihyası ve sataşmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, sonucu itibariyle 27.09.1961 ile 12.05.1965 tarihleri arasında MKE'ne ait Gaz Maske Fabrikası işyerinde Askeri Fabrikalar Tekaüt ve Muavenet Sandığı`na tabi olarak geçen, ancak primi iade edilmiş çalışma süresinin ödenen primin yasal faizi ile birlikte iadesi suretiyle ihyası istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının, 15.07.1992 tarihinde emekli olduktan sonra, 24.11.1992 tarihinde ihya talebinde bulunduğundan bahisle davanın reddine hükmolunmuştur.
Davacının, Askeri Fabrikaları Tekaüt ve Muavenet Sandığı`na tabi olarak MKE'ne ait Gaz Maske Fabrikası`nda 27.09.1961 ile 12.05.1965 tarihleri arasında çalıştığı, 11.05.1965 tarihli dilekçesinde askerlik nedeniyle işten ayrıldığını işverene bildirdiği, çalışma süresinin 3 yıl 7 ay ve 20 gün olduğu, Sosyal Sigortalar Kurumu`nun 08.12.1992 tarihli yazısında davacının mülga 3575 sayılı Kanuna tabi olarak geçen hizmetine ait 5.000.- TL aidatı 12.05.1965 tarihinde aldığının bildirildiği, davacıya 10.07.1992 istemi üzerine Sosyal Sigortalar Kurumu`nca 15.07.1992 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, 24.11.1992 tarihli dilekçesi ile Sosyal Sigortalar
Kurumu`ndan 27.09.1961 ile 12.05.1965 tarihleri arasında Askeri Fabrikalar Tekaüt ve Muavenet Sandığı`na tabi olarak geçen hizmete ilişkin primlerin iade edildiğinin bildirilmesi karşısında şayet iade edilmişse ihyasını istediği, dosya içeriğindeki belgelerden anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını teşkil eden 506 sayılı Kanuna 2167 sayılı Kanunla eklenen ve 06.05.1986 yürürlük tarihli, 3279 sayılı Kanun`un 8. maddesiyle değiştirilen ek 5. madde hükmüne göre; "yürürlükten kaldırılmış olan 2454, 3575, 5417, 6900 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun ve bunların ek ve değişikliklerine göre prim ve aidat iadesi veya toptan ödeme yapılarak hizmetleri tasfiye edilmiş bulunanlardan, yeniden bu Kanuna tabi işlerde çalışmış yahut bu Kanun`un 85 veya 86. maddesine göre prim ödemiş olanlar yazılı olarak müracaat ederek, hizmetin tasfiyesinde ilgililere iade edilen prim ve aidat veya toptan ödeme tutarının tamamını alındıkları tarihten yatırılacağı tarihe kadar hesaplanacak kanuni faiziyle birlikte, bir defada Kurum`a ödendikleri taktirde bu hizmetler ihya edilerek bu Kanun uygulamasında nazara alınır. O halde, 3575 sayılı Kanun`a göre aidat iadesi yapılarak tasfiye olunan hizmetin ihyası için sigortalılar yönünden yeniden bu Kanuna tabi işlerde çalışmış ya da bu Kanun`un 85 ve 86. maddelerine göre prim ödemiş olmak, yazılı müracaat etmek ve iade olunan aidat tutarının tamamını alındıkları tarihten yatırıldığı tarihe kadar hesaplanacak yasal faiziyle birlikte def`aten Kurum`a ödemek yeterli olup yoksa sigortalının halen çalışmakta bulunması ya da sigortalıya yaşlılık sigortasından tahsis yapılmamış olması, koşul değildir. Başka ifade ile, 3279 sayılı Kanun`un 8. maddesi ile değişik ek. m.5`de Sosyal Sigortalar Kurumu`ndan yaşlılık aylığı alanların ihya hakkından yararlanmalarını engelleyici bir hüküm mevcut değildir. Giderek yasakoyucu 506 sayılı Kanun`a 2167 sayılı Kanunla eklenen ek 5. maddenin ilk şeklinde ihya için 506 sayılı Kanun`a tabi işlerde çalışmakta yahut bu Kanun`un 85 veya 86. maddelerine göre prim ödemekte olmak çalışılan işten ayrılmadan önce toptan ödenen primlerin tamamını % 5 faizi ile Kurum`a ödemek koşulunu öngördüğü halde talep tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ek 5. maddenin 3279 sayılı Kanunla değişik şeklinde yeniden 506 sayılı Kanun`a tabi işlerde çalışmış ya da bu Kanun`un 85 ve 86. maddesine göre prim ödemiş olmak ihya için yeterli sayılmıştır. Kaldıki tasfiye olunan hizmetlerin ihyasında yaşlılık aylığı bağlama oranında artış meydana geleceğinden davacının hukuki yararı bulunmaktadır. Öte yandan, davacı ihya istemiyle bu davayı açmışsa da, aidat iadesine ilişkin belge dosya içeriğinde mevcut olmadığı gibi davacının hizmetin tasfiyesine ilişkin dilekçesi de yoktur. Bu bakımdan sadece SSK`nun 08.12.1992 tarihli yazısı vardır. Giderek Askeri Fabrikalar Tekaüt ve Muavenet Sandığı`na ödenen aidatların ilgiliye iadesi için 3575 sayılı Kanun`un 16. maddesinde hizmet süresine ilişkin koşul öngörülmüştür. Nitekim, 991 sayılı Kanun`un 7. maddesinde; Demir Yolları Emekli ve Askeri Fabrikaları Tekaüt Sandığı`na ödedikleri aidat hizmet sürelerinin yetersizliği sebebiyle ilgili sandıktan geri alamamış olan ya da aidatı geri alma süresi dolmuş bulunan sandık üyelerinin bu hizmetleri 2. madde hükmü uygulanarak Sosyal Sigortalar Kurumu`na tabi olarak geçmiş hizmet sayılacağı öngörülmüştür ki özellikle davacının hizmet süresinin 8 yıldan az bulunması karşısında bu hususun araştırılması gereği açıktır.
Mahkemece, belirtilen maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.10.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy