(506 S. K. m. 19, 20, 21, 22, 26, 68)
Dava: Davacı iş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle hak sahipleri tarafından işveren (Y) aleyhine açılan tazminat davasında verilen hükmün kesinleşmemiş bulunmasına göre, tarafların aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine.
2- Davacı Kurum'un rücu alacağının tavanını teşkil eden miktarın belirlenmesinde; zararın tespiti aşamasında, sigortalı (D)'nin sigorta olayının vukuu tarihindeki günlük kazancının gelir bağlama kağıtlarında brüt 1.000.-TL olarak öngörülmesi ve bu saptamanın 14.05.1985 tarihli sigorta müfettişi raporu içeriğine göre ücret tediye bordrolarına dayandırılması karşısında, bu ücret esas alınarak o dönemde yürürlükteki asgari ücrete nazaran fazlalık oranının belirlenmesi gerekirken tanık anlatımına üstünlük tanınarak sigortalının kaza tarihindeki ücretinin günlük net 4.000.- TL. olarak alınması, giderek aktif dönem zararının yılda 360 gün üzerinden belirlenmesi gerekirken aksini kabule götüren somut deliller bulunmamasına rağmen bu sürenin 6 ay olarak kabulü isabetsizdir.
3- Hak sahibi erkek çocuk (B), 30.10.1975 doğumlu olup, destekten yararlanma süresinin fiili durumu araştırılarak orta ya da yüksek öğrenimde bulunup bulunmamasına göre belirlenmesi gerekirken bu sürenin fiili duruma aykırı biçimde 18 yaşla sınırlı tutulması yerinde değildir.
4- Tavanın belirlenmesinde bilinmeyen dönemde artırım ve iskontolama işleminin yapılmasında, matematiksel ilkelere aykırı biçimde 1995 yılından itibaren yıllık kazanç tutarının sabit tutulması hatalıdır.
5- Hak sahibi kız çocuk (Z)'nin gelirinin evlenmesi nedeniyle 29.03.1993 tarihinde kesilmesi karşısında, iç tavanında bu hak sahibine yapılan fiili ödemeye göre belirlenmesi gerekirken aksinin kabulüyle yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.12.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy