(506 S. K. m. 60, 61, 67, Ek m. 35)
Dava: Davacı, emekli maaşının % 46,5'e düşürülmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptali ile maaş bağlama oranının % 71 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davada uyuşmazlık; Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş bulunan 3395 sayılı Yasanın geçici 5. maddesi uyarınca borçlanma yapmak suretiyle geçici üst gösterge tablosundan aylık almaya hak kazanmış sigortalıya; 6.5.1993 günlü, 3910 sayılı Yasayla öngörülen telafi edici ödemelerin hangi esaslara göre yapılacağına ilişkindir.
Davacıya; 1.9.1977 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanunun 1186 sayılı Kanunla değişik 61. maddesi hükmüne göre, % 70 yasal oranın yaştan dolayı % 1 artırımı ile % 71 aylık bağlama oranına göre yaşlılık sigortasından tahsis yapıldığı, 1.10.1987 tarihinden itibaren de 3395 sayılı Kanunun geçici 5. maddesi uyarınca borçlanma yapmak suretiyle 6400 geçici gösterge ve % 71 oranına göre aylığa hak kazandığı, bilahare dondurma kararnameleri ve 3522 sayılı Kanunla 31.12.1988 tarihinden gösterge tablosu tavanı ile denkleşene kadar yasal durumunun dondurularak katsayı artışının uygulanmadığı, 3910 sayılı telafi edici ödemeye ilişkin yasanın yürürlüğe girmesiyle 6400 gösterge üzerinden ancak aylık bağlama oranı % 46,5 indirilerek telafi edici ödemede bulunulduğu dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 3910 sayılı Kanunun 2/a maddesi telafi edici ödemenin hangi esaslara göre yapılacağını açıkça hükme bağlamıştır.
Gerçekten, kamuoyunda süper emekli olarak adlandırılan bu kimselere yeni yasanın kabul ettiği telafi edici ödeme, sözü edilen ve Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş bulunan 3395 sayılı Yasanın geçici 5. (506 sayılı Yasa geçici 70. m.) maddesine göre aylık alanlara, halihazırda almakta oldukları aylıklarına; 6400 gösterge üzerinde sigortalının prim ödeme gün sayısı tahsis talep veya ölüm tarihindeki yaşı dikkate alınarak 506 sayılı Yasanın ek 35. maddesine göre yeniden tespit edilecek aylık bağlama oranları ve cari katsayı esas alınmak suretiyle hesaplanacak malullük, yaşlılık ve ölüm aylıkları arasındaki fark tutarında telafi edici ödeme yapılacağını hükme bağlamıştır.
Şu duruma göre, öngörülen sistemde iki aylık esas alınmakta ve bunlar arasındaki fark telafi edici aylık oluşturmaktadır. Birinci aylık sözü edilenlerin yeni yasanın yürürlüğe girdiği anda almakta oldukları aylık olup, bu aylık aynen muhafaza edilerek ödenmeye devam edilmektedir. İkinci ve uyuşmazlık konusu aylıklar ise, yeni yasanın getirdiği ve esaslarını açıkça belirlediği ve farkı içeren aylıklardır. Yeni sistemde aylık bağlama oranı ile birlikte, esas alınacak gösterge, yaş ve prim ödeme gün sayısı gibi faktörler ayrı ayrı gösterilmiş, takdire ve yoruma açık bir yön bırakılmamıştır. Gerçekten yeni sistem, süper emekli olarak adlandırılan bu kimselerin aylıklarını; eski ve düşük göstergeyi 6400'e çıkarmak suretiyle, % 300 oranında artışa tabi tutmuş ve bu arada aylık bağlama oranını da, ek 35. madde unsurlarını da dikkate alarak yeniden belirlemiştir. Yeni sistemde, getirilen bu farklı uygulama nedeniyle, artık, % 70 aylık bağlama oranı ile bu oranın 55 yaşın ikmalinden sonraki her yaş için % 1 oranında artırılması ne var ki, prim ödeme gün sayısının 5000 günden azlığı ya da fazlalığının bu orana etki etmemesine ilişkin eksi sistem kabul edilmeyerek aylık bağlama oranının tespitinde 506 sayılı Yasanın ek 35. maddesinde öngörülen esasa itibar edilmiştir. 506 sayılı Kanunun anılan ek 35. maddesi hükmünde de, aylık bağlama oranının % 50 olacağı, bu oranın Bakanlar Kurulunca yeniden tespit edilebileceği (nitekim, 1.1.1992 tarihinden itibaren bu oran % 50,5 olmuştur) ve 506 sayılı Kanunun 61 ve 67. maddelerindeki aylık bağlama oranının artırılması veya eksiltilmesi hususundaki hükümlerin saklı tutulacağı öngörülmüştür. Giderek, ek 35. maddenin atıf yaptığı 506 sayılı Kanunun 61. maddesi hükmünde yasal aylık bağlama oranının, sigortalının, kadın ise 50, erkek ise 55 yaşından sonra doldurduğu her tam yaş için ve 5000 günden fazla ödenen her 240 günlük malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi için 1'er artırılacağı ancak, 5000 günden noksan ödediği her 240 günlük malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi için 1'er eksiltilerek hesaplanacağı belirtilmiştir. Yeni özel sistemde, yeni esaslar öngörüldüğünden ve bu hükümlerde belirtilen aylıkları alanlar yönünden eski aylıklara göre kıyaslanmayacak farklılıklar getirildiğinden artık hem yeni özel sistemin lehe hükümlerini uygulamak, hem de eski sistemin kendi anlayışı içerisinde avantajlı gibi görünen esaslar uygulama sisteme ters düşer ve kabul edilemez. Şu duruma göre, aylık bağlama oranı dahil yeni yasanın öngördüğü biçimde aylıklar bulunacak ve eski sistemin öngördüğü aylıklar da aynen esas alınarak aradaki fark telafi edici ödeme olarak ödenecektir.
Mahkemece yukarıda belirtilen maddi ve hukuki esaslar gözönünde tutulmadan yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 26.12.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy