(1475 S. K. m. 1) (506 S. K. m. 2, 11)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 4.12.1992 - 29.10.1993 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının ve yaralanmasıyla sonuçlanan kazanın, işkazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, davalı işverenin işyerinde 4.12.1992 - 29.10.1993 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının ve 19.10.1993 tarihinde geçirdiği kazanın işkazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemektedir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile tanık sözlerinden davcının, davalı işverenin işyerinde buğday boşaltma ve yükleme işi yaptığı, olay günü boşaltma işi yaparken elini makinaya kaptırarak parmaklarının koptuğu, kendisinin bu işyerinde bağımlı olarak çalıştığı, her zaman değil iş oldukça çalıştığı, sair zamanlar işyerinde veya kahvehanede beklediği anlaşılmaktadır. Görülüyor ki davacı hizmet aktinin unsurlarından olan bağımlılık ve zaman unsuru gerçekleşecek şekilde çalışmıştır. Zira işveren kendisini çağırdıkça işe başlamakta, işini işverenin gözetimi ve denetimi altında yapmaktadır. Piyasa hamalı olmayan, bir işverene bağımlı olarak çalışan hamalların sigortalı sayılacakları Dairemizin yerleşmiş görüşlerindendir.
Ücretin maktu olmayıp boşaltılan buğdayın tonu başına alınmış olması hizmet aktinin varlığını ortadan kaldırmaz. Başka bir anlatımla, ücretin ödeme şekli sigortalı olma koşulunu ortadan kaldırmaz.
Öte yandan, günün tüm iş saatinde sürekli çalışmanın gerçekleşmemesi de hizmet aktinin varlığını ortadan kaldırmaz. Olayda, davacının çalışma saatlerinin tamamında değil sadece yükleme ve boşaltma zamanları çalıştığı anlaşıldığına göre kısmi çalışma (part time) söz konusudur. İşyerinin kapasitesi, niteliği, iş hacmi saptandıktan sonra gerektiğinde bilirkişi düşüncesine de başvurularak davacının günde kaç saat çalışmış olabileceği belirlenmeli, iddia edilen tarihler arasında o kadar sürenin tespitine karar verilmelidir.
Diğer taraftan, geçirilen kazanın iş kazası olduğu konusunda da kuşkuya düşülmektedir.
Mahkemece açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı düşüncelerle davanın reddine karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.06.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy