(506 S. K. m. 26) (1086 S. K. m. 389)
İş kazası sonucu ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesi davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı ve davalılardan Doğuş İnş. Tic. A.Ş. Avukatınca istenilmesi ve davalı Doğuş İnş. Avukatı tarafından da duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.10.1995 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı Doğuş İnş. ve Tic. A.Ş. adına Avukat Ersal Y. ile karşı taraf adına Avukat Nurper O. geldiler. Diğer davalılar adlarına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi Neslihan S. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesi olup davalıların rücu alacağından sorumlulukları maddede öngörülen yasal koşulların gerçekleşmesi halinde mümkündür.
Hükme esas kılınan 21.10.1992 tarihli kusur raporunda, zararlandırıcı sigorta olayının vukuunda davalı işverene %50, elektrikçi Yusuf Ü.'ye %25, sigortalıya %25 oranında kusur verilmiş, davalı Bayram S. ise kusurlu bulunmamıştır. Öte yandan Borçlar Kanununun madde 53 uyarınca her ne kadar hukuk hakimi ceza davasında saptanan kusur oranıyla bağlı değilse de kesinleşen ceza ilamıyla hüküm giymiş davalıyı münasip oranda kusurlu saymak zorundadır. Dava konusu olayda da davalı Bayram'ın ceza mahkemesinde kusurlu görülerek mahkum olduğu ve hükmün kesinleştiği tartışmasızdır. Bu durumda davalının kusurunun varlığı ceza mahkemesinde kesinleşen hükümlülük kararıyla ve bu kararda saptanan maddi olgular çevresinde tesbit edilerek bu doğrultuda kesin yargı durumu oluşmuştur. O halde, adı geçen çalının kusursuzluğundan söz edemez.
Mahkemece yapılacak iş, aralarında elektrik mühendisinin de bulunacağı işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişi heyeti marifetiyle kusur oran ve aidiyeti yönünde yeniden kusur incelemesi yaptırılıp irdeleyerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Öte yandan yapılacak bu incelemede hükmün davalılardan Yusuf tarafından temyiz edilmemesi olgusu da gözönünde tutulmalıdır.
3- Davacı Kurumun rücu alacağının tavanını teşkil eden miktarın belirlenmesinde, zararın tesbiti aşamasında sigortalının kaza tarihindeki kazancının 1.9.1987 tarihli müfettiş tutanağına nazaran o dönemde yürürlükteki asgari ücret üzerinde bulunması karşısında karar tarihinden önce yürürlüğe giren tüm asgari ücretlerin de aynı oranda arttırımlı biçimde alınması gerekirken aynen alınması suretiyle tavanın eksik tesbiti isabetsizdir.
4- Bilinmeyen dönemde iskontolamanın yıllar itibariyle yapılması gerekirken bunu katsayı esasına göre yapan, keza hak sahibi baba destekten çıktıktan sonra annenin destek payını arttırmayarak sabit tutan yetersiz hesap raporunun hükme dayanak kılınması yerinde değildir.
5- Kabule göre de, dava dilekçesinde öngörülen Kurum zararı 88.365.876. TL. olup bundan fazlayı talep hakkı mahfuz tutularak 30.023.100. TL'sinin istenmesi ve bu miktarın davalıların %75 toplam kusurları karşılığının altında bulunması karşısında isteme aynen hükmedilmesi gerekirken müddeabihe yeniden davalıların kusur oranı uygulanarak mükerrer indirim yapılması hatalıdır.
6- Faiz başlangıç tarihlerinin hüküm fıkrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun madde 389 uyarınca infazda tereddüde yer bırakmayacak açıklıkta belirtilmemesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, temyiz eden tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacı Avukatı yararına takdir edilen 6.000.000.-lira duruşma avukatlık parasının davalılardan Doğuş İnş. Tic. A.Ş.ne, davalı Doğuş İnş. Tic. A.Ş. Avukatı yararına takdir edilen 6.000.000. lira duruşma Avukatlık parasının da davacıya yükletilmesine temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10.10.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy