(3417 S. K. m. 2, 3, 4, 6, 9) (506 S. K. m. 80)
Dava: Davacı, tasarruf kesintisi ile işveren katkısı ve nemalandırma alacaklarından toplam 23.211.936.-TL.nin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ercan ...tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 9.3.1988 tarih ve 3417 sayılı Kanunun 2/b maddesi uyarınca, işçilerin ücretlerinden, 3 ve 4'ncu maddeler çevresinde tasarruf kesintisi kesilecek ve işveren katkısıyla birlikte kesintinin yapılması gereken ayı takip eden ayın sonuna kadar T.C. Ziraat Bankasında işçi adına işveren tarafından yatırılacak ve her hak sahibine verilecek hesap cüzdanına işlenecektir.
İşverenin bu işlemi gerçekleştirmemesi halinde, yatırılması gereken miktarlar, resen veya ilgililerin başvurusu üzerine, Sosyal sigortalar kurumunca 506 sayılı kanunun primlerin tahsiline ilişkin hükümleri dairesinde tahsil olunarak, alınacak gecikme zammı ile birlikte ilgili banka hesabına yatırılacaktır. Bu fonda biriken miktarların kimlere ve ne şekilde ödeneceği konusu ise, anılan yasanın 6, 9 ncu maddelerinde düzenlenmiştir.
Tasarrufu teşvik kesintilerinin belli bir hesapta oluşturulması, kesintilerin zamanında yapılması, hesaba yatırılması, nemalandırılması, yapılmayan ve yatırılmayan kesintilerin tahsilinin sağlanması ve 6'nci maddedeki koşullar oluştuğunda ödenmesi konuları, işçiyi ilgilendirdiği için, bu konularda işçinin, hukuki yararı mevcut bulunduğundan, bu işlemlerin gerçekleştirilmesini temin amacıyla dava ama yetkisi, diğer bir deyimle aktif husumet ehliyeti bulunduğu ortada olup, işçinin "ilgililer" deyiminin kapsamına girdiği kuşkusuzdur.
Öte yandan, işçilerin ücretlerinden tasarruf kesintisini stopaj yoluyla kesmek ve buna kendi yükümlülüğü gereği ilave edeceği payı eklemek işverenlerin yasal görevi bulunduğundan, bu yükümlülüğe aykırı davranan işverenlerinde bu tür davalarda pasif husumet ehliyetine sahip olacakları belirgindir.
Yasanın 7'nci maddesi, ödemelerin zamanın da yapılmaması halinde tasarruf kesintilerinin tahsili konusunda Sosyal Sigortalar Kurumuna da görev vermiş olmakla, bu görevi kapsayan konularda, tahsili sağlamayan kurumada husumet yöneltilebileceği doğaldır. Diğer bir deyimle Kurumunda pasif husumet ehliyeti mevcut olduğu gibi, bu yasal görev kimi hallerde 506 sayılı Kanun m: 80 çevresinde aktif husumet ehliyetini de inceleyebilir.
7'nci maddedeki resen veya ilgililerin başvurusu halinde deyimleri, Sosyal Sigortalar Kurumunun tasarruf kesintilerinin sadece tahsilinde değil, ondan önceki aşamalarında, işverenlerce stopaj ve katkı sistemlerinin çalıştırılıp çalıştırılmadığı ve tasarrufu teşvik hesabı açtırılıp açtırılmadığı ve kesintilerin bu hesaba yatırılıp yatırılmadığı konularının denetiminde de, yetkili kılındığını açıklamaktadır.
Bu görevlerin yerine getirilmediği iddialarını içeren davalarda, Sosyal Sigortalar Kurumuna husumet yöneltilebileceği, ya da kurumun takip ve tahsil amacıyla gerekli davaları açabileceği meydandadır.
Sosyal Sigortalar Kurumunun bu görevlerini ilgilendiren ve 56 sayılı kanunun m. 80 deki yasal imkanları içeren davalar, 506 sayılı kanunun uygulanmasından doğmuş sayılacağından İş Mahkemelerinin ve temyizen incelenmesinin de, 10 veya 21'nci Hukuk Dairelerinin görevinde olduğu aşikardır.
Davada öncelikle, işçinin ve işverenin 3417 sayılı kanun kapsamına giren kişilerden olup olmadığı, işverenin bu yasa çevresinde tasarruf kesintisi stopajını yapıp yapmadığı, kendi payını da katarak dava konusu dönem itibarıyla Ziraat Bankasına tamamen veya kısmen yatırıp yatırmadığı, Kurumunda bu konuyu takip edip etmediği, etmiş ise ne gibi işlemler yaptığı, işçinin kuruma bu konularda başvurup başvurmadığı, başvuru sonuçları ücret bordroları, takip dosyaları varsa müfettiş tutanakları ve sair belgeler getirtilerek açık seçik saptanmalı, kurum kendi yükümünü yerine getirmiş ise, veya kurumun görev ihmaliyle zarara uğrattığı ve bu zararın tazmini gerektiği yollu bir iddia sebketmedikçe kurum hakkındaki dava reddolunmalı, işveren kendiliğinden veya kurumun takibiyle kısmen veya tamamen borcunu eda etmişse veya işçi, tasarruf kesintisiz ücretini kısmen veya tamamen almış ve kesinti yapılmamasına ses çıkarmamış ve kuruma başvuru hakkını kullanmamışsa, iyi niyetli sayılamayacağı ve kendi hatasından yararlanamayacağından davası bu sonuçlara uygun bir şekilde çözümlenmelidir.
İşçi tasarruf kesintisi toplamı ile nemalarını istemekteyse, ayrıca 3417 sayılı kanunun m. 9 ve 6 çevresinde ödeme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve ödenecek miktar kanuni merciinden sorulmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
İş bu fiili ve hukuki durumlar gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.07.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy