(506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, iş kazasında malul kalan sigortalı işçi için yapılan harcamalar uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanunun 26/1. maddesidir. Hükme esas kılınan 11.08.1994 tarihli kusur raporunda zararlandırıcı sigorta olayının vukuunda işveren davalıya % 80, sigortalıya % 20 oranında kusur verilmiştir. Sigortalı İ.'in işyerinde dökümhane kısmında yaklaşık bir aydır çalışmakta ise de, önceleri de aynı işyerinde fasılalarla çalıştığı, dökümü yapılan parçaları döküldükleri yerden alarak çapak kısmını el arabası ile götürdüğü, kalıplama makinelerinin altındaki galerilere giden dökümhane tabanında bir merdiven bulunduğu, galeride yapılan boya badana nedeniyle bu boşluğu kapayan kapağın kaldırıldığı ve bir kenarının bu nedenle açık bırakıldığı sigortalının doldurduğu yerden el arabasıyla geri geri gelip gideceği tarafa dönmek isterken, bir yanı açık bırakılan merdiven girişinden aşağı düştüğü, el arabasına yükleme yapılan yer ile merdiven girişi arasında 3 metre mesafe olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Zararlandırıcı sigorta olayının yukarıda belirtilen sübut biçimine göre, bir aydır ve daha öncede fasılalı olarak aynı işyerinde çalışan, boya badana için merdiven boşluğu kapağının açıldığını bilen ve dökümhanede yükleme yapılan yer ile merdiven girişi arasındaki mesafe 3 metre olmasına rağmen mesafeyi ayarlayamayan ve el arabası ile yükleme yerinden geri geri gelerek gideceği yere arabayı döndürmek isteyen sigortalıya tedbirsizlik ve dikkatsizliği nedeniyle verilecek kusur oranı % 20'den fazla, ancak işverenin kusurundan az olmalıdır.
Mahkemece yapılacak iş, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişi, heyeti marifetiyle yukarıda öngörülen esas çevresinde yeniden kusur incelemesi yaptırıp irdeleyerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
3- Davacı Kurum'un rücu alacağının tavanını teşkil eden miktarın belirlenmesinde, zaman tespiti aşamasında, sigortalının kaza tarihindeki kazancı 14.10.1991 tarihli müfettiş tutanağına göre 677.905/24, 28.246.-TL. olup buna sigortalıya yıl içinde ödenen ikramiyenin 1/12'sinin eklenerek bulunacak miktara göre o dönemde yürürlükteki asgari ücrete fazlalık nispetinin saptanması gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsizdir. Giderek davacı Kurum'un, işyerinde bağıtlanmış toplu iş sözleşmesinin varlığını iddia etmesi karşısında bu yönde araştırma yapılarak varlığı halinde bilinen dönem kazancının belirlenmesinde toplu iş sözleşmesi hükümleri gözönünde tutulmalıdır.
4- Sigortalı İ., 01.01.1952 doğumlu olup aktif dönem zararının 60 yaşı ikmal edeceği 01.01.2012 yılına göre belirlenmesi gerekirken, bu süreyi daha uzun tutan hesap raporunun hükmü dayanak kılınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.10.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy