(506 S. K. m. 7, 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 16.1.1985 3.7.1989 ve 6.9.1989-3.3.1990 tarihleri arasında asgari ücretle devamlı olarak çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan SSK Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın değişik 7/8 maddesine göre bu tür hizmet tesbiti davalarının kabulüne karar verilebilmesi için çalışılan yılın sonundan itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmış olması gerekir. Davalı davacıyı 1.4.1988 tarihinde kuruma bildirdiğine göre bu tarihten önceki çalışma isteği hak düşürücü süreye uğradığı halde, o kesimin kabulüne karar verilmiş bulunması isabetsizdir.
1.4.1988-31.7.1989 tarihleri arasındaki çalışma isteğine gelince bu iki tarih arasında kuruma kısmi bildirimler ve kısmi prim ödemeleri yapıldığına göre çalışmalar kesintili geçmiş sayılır. Hal böyle olunca da kesintili çalışmanın aksinin yazılı delillerle ispatlanması gerekir. Bu durumda varsa davacıdan yazılı delilleri istenmeli işyerindeki ücret tediye bordroları celp edilmeli ve varılacak sonuç uyarınca karar verilmelidir.
6.9.1989-31.3.1990 tarihleri arasındaki çalışmalar iddia ve tanık sözleriyle ispatlandığından bu kesime isabet eden tesbit kararı doğrudur.
İşbu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.11.1995 gününde karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosya içeriğine göre davacının davalıya ait otel işyerine 1.4.1988 tarihinde işe girdiği ve kendi beyanına göre 31.7.1989 tarihinde işten ayrıldığı, işe giriş bildirgesinin olduğu, ancak işten çıkış bildirgesinin bulunmadığı, şahit ifadelerine göre de 1.4.1988-31.7.1989 devresi davacının çalıştığı anlaşılmaktadır. Yasa hükümlerine göre, kayıtların işverence tutulması ve bildirgelerin sosyal Sigortalar Kurumuna işverence bildirilmesi gerekir. Keza, Vergi dairesine muhtasar beyanname ve bildirimin, ayrıca zabıtaya bildirimin işverence yapılması gerekir. İşçinin yasa uyarınca tutması gereken bir kayıt yoktur. Ayrıca, davacının belirtilen devrede çalışmadığını gösteren yazılı bir belge yok ki, davacı aksini yazılı belge ile isbat etsin. Ayrıca 1.4.1988-31.7.1989 devresinde bir giriş vardır. Çıkış bildirgesi yoktur. Bu itibarla bu devrede kesintili çalışma söz konusu değildir. Bildirgelerin noksan veya tamam olduğunu kontrol edecek makam Sosyal Sigortalar Kurumudur. İşyeri kayıtlarının incelenmesi istenebilir. Fakat işçiden mücerret yazılı belge istenmesinin hukuki dayanağı yoktur. Bu itibarla çoğunluğun 1.4.1988-31.7.1989 devresi yönünden bozma kararına katılmıyorum bu devre için mahkeme kararı yerinde olduğundan onanması kanaatindeyim. Bu sebeple çoğunluğun kararına karşıyım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy