(1479 S. K. m. 63) (2918 S. K. m. 85/1) (3226 S. K. m. 9, 17)
Davacı, trafik kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rucüen ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Akif Mendi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Bağ-Kur tarafından zararlandırıcı sigorta olayına yol açan otobüs maliki hakkında 1479 sayılı Kanun'un 63. maddesine dayanılarak açılan rücu davası; zarardan, 2918 sayılı Karayolları Kanunu'nun 85/1. maddesi hükmünce otobüsü işleten kişinin sorumlu tutulması gerektiğinden söz edilerek reddedilmiştir. Ancak 1479 sayılı Kanun'un 63. maddesinin ikinci fıkrası, "Kurum yapılan yardımların ilk peşin değeri için üçüncü kişilere, istihdam edenlere, araç sahiplerine ve diğer sorumlulara rücu eder" hükmünü içermektedir. Görüldüğü üzere anılan fıkra özel bir sorumluluk hükmü koymuştur. Otobüsü (işleten) fıkra hükmünde geçen diğer sorumlulardan biri olup, onun sorumluluğu özel olarak konulan hüküm gereğince araç malikinin de sorumlu tutulmasına engel değildir. Öte yandan olaya karışan otobüsün finansal kiralanmaya konu olan bir araç olduğunda uyuşmazlık yoktur. 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununun 9 ve 17. maddeleri hükümlerine göre finansal kiralama konusu malın mülkiyeti kiralayan davalı şirkete aittir. Açıklanan maddi ve hukuksal olgular karşısında davanın esasına girmek gerekirken davanın husumetten reddi usul ve kanuna aykırıdır.
O halde bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.03.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy