(506 S. K. m. 80) (6183 S. K. m. 62, 70, 90) (1580 S. K. m. 19)
Dava: Davacı, gayrimenkullere konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Davada çözümlenmesi gereken hukuksal sorunlar: Kurumun prim ve diğer alacaklarından ötürü mal beyanında bulunulanlar dışındaki menkul ve gayrimenkullerinin haczedilip haczedilemeyeceği, dava konusu taşınmazların kamu hizmetine tahsis edilip edilmediği ve prim alacağı ise eklentilerine yetecek miktardan fazla haciz yapılıp yapılmadığı konularındadır.
3917 sayılı yasa ile değişik 506 sayılı kanun'un 80. maddesi uyarınca prim ve diğer alacakların tahsilinde 6183 sayılı amme alacaklarının tahsili usulü hakkında kanun hükümleri uygulanır.
Giderek Kurumun da icra takibini, anılan yasa hükümleri çevresinde yürüttüğü anlaşılmaktadır.
6183 sayılı kanun'un haciz başlığını taşıyan 62. maddesi hükmüne nazaran, Kurumun, prim ve diğer alacak ve eklerinden dolayı mal beyanında bulunulan menkul mallar ve gayrimenkuller üzerinde haciz konulabileceği gibi mal bildiriminde gösterilmeyen, tahsil dairesince tesbit edilecek borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ise gayrimenkullerinde haczedilmesi mümkündür.
Diğer taraftan 6183 sayılı Kanun'un 90 ve devamındaki madde hükümleri çevresinde, haczedilen gayrimenkullerin bilirkişi mütealası da alınmak suretiyle satış komisyonları tarafından rayiç değerleri biçilerek satışları sırasında, alacağın ve eklerinin ödenmesine yetecek gayrimenkullerin satışından sonra geri kalan hacizli gayrimenkullerin satışlarına gidilmemesi yönünün icrayı yürüten yetkililerce göz önünde tutulabileceğine dava konusu gayrimenkuller üzerinde müteaddit başka alacaklıların da hacizleri bulunmasına ve kurumun prim alacağı ödenmedikçe buna bağlı ek borçların artmasının doğal bulunmasına nazaran takibe konu gayrimenkullerin Kurum tarafından haczedilmesinde bu yönde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Nitekim mahkemenin kabulü de bu yöndedir.
6183 sayılı kanun hükümleri çevresinde haciz uygulanmasında haczi kabil olmayan malların göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Gerçekten de anılan Kanunun 70. maddesinde hususi kanunlarında haczi aciz olmadığı gösterilen malların haczedilemeyeceği hükme bağlanmıştır. 1580 sayılı Belediye Kanununun 19/7. maddesine göre belediyelerin bahçeleri, umuma ait akar olmayan açık ve kapalı yerleri, kamu hizmetine tahsis edilen ve akar olmayan emval ve eşyası haczedilemez. Bu çevrede belediyelerin kamu hizmetine ayrılmış olan gayrimenkulleri ya belediyelerce hakkında kamu hizmetine tahsis kararı alınmış olan mallar ya da niteliği gereği kamu hizmetine tahsis edilmiş durumda bulunan mallardır. Diğer bir ifade ile davaya konu gayrimenkullerin belediyenin borcundan dolayı haczedilememesi için ya belediye meclisi veya belediye encümeni tarafından o gayrimenkullerin kamu hizmetine tahsis edildiğine dair haciz öncesinde alınmış bir karar bulunmalı ya da o gayrimenkuller niteliği gereği kamu hizmetine tahsis edilmiş durumda bulunmalıdır. Dava konusu olayda, Belediye Meclisince verilen 16.6.1989 tarihli kararda, somut biçimde belirli bir malın kamu hizmetine tahsis edildiği öngörülmemiş olup belediyeye ait tüm değerlerin ayırımsız biçimde kamu hizmeti unsurlarından sayılarak kamu hizmetine tahsis edilmesini ilişkin olup söz konusu soyut ve genel nitelikteki bu karara dayanılarak dava konusu gayrimenkuller bakımından mevcut kamu hizmetine tahsis kararından söz edilemez. Öte yandan dava konusu gayrimenkullerin 1580 sayılı Kanunun 19/7. maddesi hükmü çevresinde nitelikleri gereği kamu hizmetine tahsis edilmiş durumda olup olmadıklarının saptanması yönünden ise mahallinde keşif icrası ile konuda ehil bilirkişiler marifetiyle rapor alınıp irdelenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Belirtilen maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmadan eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.06.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy