(2004 S. K. m. 67) (3417 S. K. m. 2) (1475 S. K. m. 8)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Neslihan Sever tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davada uyuşmazlık konusu olan husus, davalı İnönü Üniversitesi Rektörlüğüne ait çevre tanzimi işyerinde çalışanların 3417 sayılı Kanun kapsamında bulunup bulunmadıklarıdır.
Çalışanların tasarrufa teşvik edilmesi ve bu tasarruflarının değerlendirilmesine dair 3417 sayılı Kanunun kapsamını öngören 2. maddesi hükmüne göre Bu Kanun hükümleri çevresinde; a) Aylıklarını 67 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ve 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu hükümlerine göre almakta olan kamu görevlileri ile Kanunla ve Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kuruluşlarda çalışanların,
b) On ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde çalışan işçilerin,
c) Kanunları uyarınca sözleşmeli statüde çalışan personelin aylık ve ücretlerinden tasarruf kesintileri yapılır. Bu tasarruflara devlet veya ilgili işverenlerin katkısı sağların. Bu çevrede İnönü Üniversitesi Rektörlüğü Fen ve Edebiyat Fakültesine ait 3027/44 nolu işyerinde çalışanlar 3417 sayılı Kanunun 2. maddesinin (a) bendi kapsamında olup çalışan sayısı bakımından herhangi bir sınır öngörülmemiştir. Giderek anılan 2. maddenin ikinci bendinde öngörülen sayı koşulunun varlığı, maksimum düzeyde, aynı işverene bağlı tüm işyerlerinde çalışanların sayısına göre araştırılacağı da ortadadır.
Diğer taraftan 1475 sayılı İş Kanununun 8. maddesi hükmüne göre, nitelikleri bakımından en çok 30 iş günü süren işlere süreksiz iş denir ve süreksiz işlerde çalışanlar 3417 sayılı Kanun kapsamına girmemektedirler. Bir işin sürekli ya da süreksiz iş biçiminde nitelendirilmesinde; işin fiilen ne kadar devam ettiği değil işin mahiyeti itibariyle yapılacağı olağan süre önemlidir. Başka ifade ile sürekli iş - süreksiz iş ayrımında kıstas, iş sözleşmesinde öngörülen süre olmayıp yapılan işin nitelikçe ne kadar süreceğidir. Dava konusu olayda, davacıya ait işyeri çevre tanzimi işyeri olup bu iş mahiyeti itibariyle çevre temizliğini de kapsadığından ve bu çevrede yapılan iş niteliği itibariyle 30 günden fazla süreceğinden sürekli bir iştir.
Giderek bu işyerinde çalışanların, kayıtlarda öngörülen çalışma sürelerine bakılmaksızın sürekli işte çalıştıkları ve geçici işçi statüsünde bulunmadıklarının kabulü gerekmektedir.
Mahkemece belirtilen maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmadan yazılı biçimde davanın reddi yönünde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurumun bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.03.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy