(506 S.K. m. 79) (1475 S.K. m. 78)
Dava: Davacı, davalı Kurum işleminin iptali ile davalılardan işverene ait işyerinde 1997 yılında geçen çalışmalarının tespitine ve sataşmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davada, sonuç itibariyle, 01.08.1977 ile 31.12.1977 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde geçen Kurum`a bildirilen, ancak sonradan iptal edilen sigortalı çalışmanın geçerliliğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istenmiştir.
Davacının, davalıya ait işyerinde 02.08.1977 tarihinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesi süresinde Kurum`a verilerek davaya konu çalışma döneminde primler ödenmiştir. Kurum müfettişince düzenlenen 14.08.1979 günlü tutanak içeriğine nazaran da bu sürede davacıya yapılan ücret ödemeleri işyeri kayıtlarında mevcuttur. Nevar ki, davacının işbu sigortalı çalışmaları; aynı müfettiş raporuna dayanılarak işyerinin yükleyici çalıştırılmasına ilişkin olduğu, bu işte Ağır ve Tehlikeli İşler Tüzüğüne göre bir kadının
çalıştırılamayacağı olgusu işverene sorulduğunda, işverenin, bir yanlışlık olduğu ilgilinin kepçe işyerinde çalışmasının mümkün olmadığını beyan ettiğinden bahisle iptal edilmiştir. Öncelikle anılan sigorta müfettişi raporu, işyeri kayıtlarının aksini öngören somut tespitleri içermemektedir.
Şöyle ki; yükleyici çalıştırılması işyeri ağır ve tehlikeli işler tüzüğü kapsamında ise de, bu işyerinde hafif işlerde kadın işçi çalıştırılması mümkündür. Öte yandan, tespite konu dönemde işyeri işvereni davalı H. olup, 14.08.1979 günlü tutanakta adı geçen M.`nin işveren sıfatı yoktur. Bu yönde M. ile mümkün oldukça tutanağı düzenleyen sigorta müfettişi tanık sıfatı ile dinlenerek M.`nin işyerindeki konumu belirlenmeli ve kendilerinden tutanakta ifade edilen yanlışlığın çalışma olgusuna ilişkin olup olmadığı konusunda açıklama yapması istenmelidir. Keza aynı dönemde işyerinde çalışan kişiler işyeri kayıtlarından saptanarak tanık sıfatıyla dinlenmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Giderek davalıya ait bu işyerinde hafif işlerde kadın işçi çalıştırılmasına gereksinim olup olmadığı, keza davalı işverenin bu işi idare ettiği sabit bir ofisinin bulunup bulunmadığı varsa işçi çalıştırılmasına gereksinim olup olmadığı konular üzerinde de gereğince durulmalıdır.
Mahkemece belirtilen maddi ve hukuki esaslar gözönünde tutulmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.05.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy