(1475 S. K. m. 73) (506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, meslek hastalığı sonucu malül kalan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldüğü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dosya içeriğine göre, davalıya ait işyerinde sigortalının meslek hastalığına yakalanarak malül kaldığı, davacı Sosyal Sigortalar Kurumu'nun ise 506 sayılı Kanunun 26. maddesine dayanarak, davanın meslek hastalığının oluşmasında kusurlu olduğunu iddia ederek rücu davası açtığı, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunu düzenleyen bilirkişiler arasında hastalığın nevine göre tıpta uzman kişinin bulunmadığı ve işyerinin niteliği ve çağın teknik imkanlarına göre, kaçınılmazlık olgusunun gözönünde tutulmadığı anlaşılmaktadır.
Böyle durumlarda mahkemece, hastalık konusunda tıp uzmanı da bulunan ve İşçi Sağlığı İş güvenliği uzmanlarından oluşan ve kaçınılmazlık olgusunun hangi oranda olabileceğini İş Yasasının 73 ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzük hükümleri ve 506 sayılı Kanunun 26. maddesi çevresinde konuyu ve işyerinin niteliklerini tartışarak tarafların kusurlarının belirlenmesi için rapor alınması gerekir.
Bu itibarla, yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.07.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy