(506 S.K. m. 4, 8, 82)
Dava: Eski işvereni Kurum`a olan sigorta primi ve gecikme zammı borçlarından müteselsilen sorumlu tutulamayacağından bahisle Kurum işlemini iptali ve muarazanın men`i davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine; tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava sonucu itibariyle, işyerinin 506 sayılı Kanun madde 82 kapsamında devir alınmadığı, bu nedenle eski işverenin Kurum`a olan sigorta primi ve gecikme zammı borçlarından müteselsilen sorumlu tutulamayacağından bahisle aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun 82. maddesi hükmüne göre, "sigortalıların çalıştırıldığı işyeri devredilir veya intikal ederse, eski işverenin Kurum`a olan sigorta primi ile gecikme zammı ve faiz borçlarından aynı zamanda yeni işveren de müteselsilen sorumludur."
Madde anlamında devir ve intikalden bahsedebilmek için; işyerinin işler bir halde sigortalıları ile birlikte yeni işverene geçmiş bulunması gerekir. işyerinin devir ve intikalinde, gerçekte işyeri değil, onun işvereni değişmektedir ve yeni işveren, eskisinin halefi olmaktadır. İşyerinin kapatılmasından sonra, yeni işveren tarafından yepyeni bir işyeri olarak açılması ve işyerindeki işin, yeni işverenin kendi sorumluluğu altındaki başka işçilere yaptırılması halinde ise madde kapsamında bir devirden sözedilemez.
Somut olayda öncelikle, davacı yeni işveren tarafından ibraz edilen gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri çevresinde tapuda tasarruf işlemlerinin yapılıp yapılmadığı ilgili tapu dairesinden sorulmalı, davalının işyerinin ve çay fabrikasının üzerinde bulunduğu gayrimenkulün mülkiyetini iktisap etmiş olsa dahi işyerinin işler bir halde sigortalıları ile birlikte davacıya geçip geçmediği araştırılmalıdır. Belirtilen koşulun gerçekleşmesi halinde davacının eski işverenin Kuruma olan prim, gecikme zammı ve faiz borçlarından müteselsilen sorumludur. Bu yönde, özellikle gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin yapıldığı tarihler itibariyle, eski işverenin, işyerinin kapatılmayarak faal olduğunu gösterir biçimde aylık sigorta prim bildirgesi vermesi ve işyerinin mevsimlik olması itibariyle kampanya dönemi sonunda faaliyete son verilmesinin yukarıda öngörülen anlamda bir kapatma sayılamıyacağı olgusu gözönünde tutulmak suretiyle işyerini işler halde sigortalıları ile birlikte yeni işveren davacıya devredilip devredilmediği yöntemince ve gereğince araştırılmalıdır. Giderek eski işveren ile yeni işverene ait Sosyal Sigortalar Kurumu ve İşverenler nezdindeki tüm işyeri kayıtları celbedilmeli, gerekirse önceki işveren döneminde çalışan sigortalılar kayıtlardan saptanarak tanık sıfatıyla dinlenmeli ve diğer tüm deliller toplanmak suretiyle sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Belirtilen maddi ve hukuki esaslar gözönünde tutulmadan eksik araştırma ve inceleme ile yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.09.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy