(506 S. K. m. 80) (818 S. K. m. 173) (6762 S. K. m. 515, 520) (6183 S. K. m. 35)
Dava: Davacı, icra takibinin ve ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Koç tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı, Özkaynarca motorlu sürücü kursu Ticaret Limited Şirketi'ne ait hissesini noter senedi ile Kemal İnci'ye devrettiğini, davalının devir tarihine kadar işleyen sosyal sigorta borçlarını devraldığını, Kurumun ödeme emrinde bu borcu kendisinden istediğini, prim borcunun devralan tarafından ödenmesi gerektiğini öne sürmüş, ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum, devir keyfiyetinden haberdar olmadıkları için davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 80 inci maddesinin sondan bir önceki fıkrasıdır. Bu maddeye göre tüzel kişiliği haiz işverenin üst düzey yöneticisi prim borçlarından ötürü işverenle birlikte müteselsilen sorumludur.
Davacının anılan şirketin müdür ortağı olduğu konusunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Bu durumda davacının şirketin üst düzey yönetici kimliğini taşıdığı açıktır ve giderek prim borçlarından ötürü Kuruma karşı müteselsilen sorumludur. Anılan borç davacının kişisel borcu olduğundan ortaklıktan çıksa bile borçluluğu devam eder.
Davacı her ne kadar prim borcunu devrettiğini iddia etmekte ise de Borçlar Kanunu'nun 173 üncü maddesine göre alacaklının rızası olmadıkça borcun nakline ilişkin sözleşme alacaklıya karşı geçersizdir.
Olayda alacaklı Kurumun devir sözleşmesine rıza göstermediği ortadadır. O itibarla davacının öne sürdüğü bu savunmaya hukuksal ve yasal açıdan değer verilemez.
Ne ki davacı 15 Aralık 1995 tarihinde fiilen yöneticilik görevini bıraktığından bu tarihe kadar tahakkuk eden prim borçlarından sorumlu, sonra işleyen borçlardan sorumlu değildir. Ödeme emrinin prim borcunun 1994, 1995 ve 1996 yıllarına ait olduğu anlaşıldığından 15 Aralık 1995 tarihine kadar işleyen prim borcu ile gecikme zammı hesabettirilmeli ve bulunacak miktara hükmedilmelidir.
Bütün bunlardan ayrı olarak davacının Limited şirket ortağı sıfatıyla sorumluluğunun ne olması gerektiği üzerinde de durulmalıdır:
Türk Ticaret Kanunu'nun 520 nci maddesinde hissenin devrinin ne şekilde yapılacağı hükme bağlanmış, aynı Kanun'un 515 inci maddesinde de mukavelenin tadilinin üçüncü şahıslar bakımından geçerliliği için Ticaret sicilinde tescil edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Olaydaki hisse devri mukavelenin tadili niteliğindedir. O itibarla Kurum bakımından hüküm ifade edebilmesi için tescil koşulunun gerçekleşmesi icabeder. Madde, üçüncü şahıslar yönünden geçerlilik için sadece tescili öngörmüş ayrıca ilan keyfiyetine lüzum görmemiştir. Şu hale göre hisse devrinin Ticaret Siciline tescil edilip edilmediği, tescil edilmiş ise hangi tarihte tescil edildiği araştırılıp incelenmeli, tescil edilmemiş ise davacının ortaklığının Kurum yönünden hala devam ettiği kabul edilmeli, devir tarihinden sonra işleyen prim borçlarından ötürü davacı 6183 Sayılı Yasa'nın 35 inci maddesi gereğince koyduğu veya koymayı taahhüt ettiği sermaye miktarı ile sınırlı olarak sorumluluğu yönüne gidilmelidir. Kuşkusuz davacının şirkete koymuş olduğu ve koymayı vaat ettiği sermayenin ne olduğu yöntemince araştırılıp saptanacaktır.
Devir keyfiyetinin Ticaret Siciline tescil edildiği anlaşıldığı takdirde tescil tarihinden sonra işleyen borçtan sorumlu tutulmayacaktır. Ancak önemle belirtmek gerekirse 15 Aralık 1995 tarihine kadar tahakkuk eden prim borçlarından mutlak surette sorumludur.
Mahkemece açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.09.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy