(506 S. K. m. 6, 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1.4.1970-1.2.1972 tarihleri arasında hizmet akdiyle aralıksız olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan SSK Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi N. Sever tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre Sosyal Sigortalar Kurumu'nun temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davada sonuç itibariyle, davalıya ait işyerinde 01.04.1970 ile 01.02.1972 tarihleri arasında geçen ancak Kuruma bildirilmeyen çalışma süresinin tespiti istenilmiştir.
Bu tür davalar nicelikçe kamu düzenine ilişkin bulunduğundan deliller resen toplanmalıdır. Davacının, davalı işverene ait işyerinde 01.07.1969 tarihinde işe girişinden sonra 01.04.1970 tarihinde çıkışı bildirilmiş ise de; prim tahakkuk cetvelinde, davacının aynı işyerinde işe girişinin 01.04.1970 olarak öngörülmesi karşısında, artık 01.04.1970 tarihli çıkışın aksinin eşdeğer delille ispatlandığının kabulü gerekir. Ne var ki, davacının, işyerine tekrar 01.02.1972 tarihinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesinin varlığı, öncesinde işyerinden çıkışın karinesidir ve bu karinenin aksi eş değer delille ispatlanmamıştır. Bu yönde davacının 1.4.1970 tarihinden sonraki (1.4.1970 dahil) çalışma süresinin tespitinde; öncelikle işverenin limitet şirket olması nedeniyle ücretlerin kayıtlara geçirilmesi asıl olduğundan, işyeri kayıtları ile ilgili Vergi Dairelerinden muhtasar beyannameler celp edilmeli, davacı ile birlikte çalışanlar işyeri kayıtlarından saptanarak tanık sıfatıyla dinlenmeli, keza yargılama aşamasında dinlenen tanıkların çalışma olguları araştırılarak, şahadetleri bu çevrede irdelenmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Giderek davalı işveren şirketin tasfiyeye girmesi halinde yargılama tasfiye memurları huzuruyla yürütülmeli ve işvereni dahili dava dilekçesi yöntemince harçlandırılmalıdır.
Mahkemece belirtilen maddi ve hukuki esaslar gözönünde tutulmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenedir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 04.11.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy